·108 syf.····Okunma: 19 Mart 2026 03:24 Merhabalar, esenlikler herkese ;
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat okurken bende siyah beyaz bir film havası oluştu. Türk klasikleri seviyorum, çünkü dilimize aşığım. Bu kitap da o sade diliyle insanı içine çekiyor.
Gelgelelim Talat ve Fitnat’a, en başta biraz öncesini okuyoruz, sonra aşkın oluşumunu görüyoruz; bakışmalar var, küçük temaslar var. Teknolojinin olmadığı zamanlarda aşk bana daha değerli geliyor. Biz Y kuşağı olarak o zamanları da gördük; sanki daha çok çaba var, daha çok emek var.
Talat ve Fitnat’ın yaşadığı aşk saf ve temiz. Ama bir yerde takıldım. Annelerimizin sık sık söylediği sözler gibi; Allah alsın beni, ölmek istiyorum, Talat olmazsa yaşayamam gibi cümleler, aslında bir çaresizliği gösteriyor.
Talat’ın çırpınışı, Fitnat’ın sessizliği aslında bunun sonucu.
Kitabın sonunda yazar bunun bir felaketler kitabı olmadığını söylüyor, ama açık konuşmak gerekirse, okurken başka bir şey düşünemedim. Bildiğin felaketler oluyor; herkes bir şekilde yok oluyor, herkes bir şekilde kırılıyor.
Bu kitap bana şunu düşündürdü insan en çok anlaşılmadığı yerde yalnız kalıyor.