Düşüş, olay örgüsü olmayan, hikaye tadını da alamadığımız, roman kahramanımızın iç konuşmalarını içeren ve her cümlesi düşünülmesi gereken ağır bir felsefe kitabı. her koşulda iyilik yapmayı “görev” haline getirmiş clamence aslında iyilik yapmayı; kişisel çıkarlarını doyurmak adına, karşılık görme, kendisinde yaratacağı itibar yada kendine borçlu bırakma içgüdüsü ile yapmakta. Örneğin yolda karşıya geçmekte olan kör bir insana hiç kimseye fırsat vermeden yardıma atlar ve onun önünde görmediğini bildiği halde ceketini saygı ile ilikler. Ancak bir gün bir yere yetişirken bir kadının intihar ettiğine tanık olur ve arkasına bakmadan yoluna devam eder. Ve o günden sonra aslında ikiyüzlü bir hayat sürdüğünün itirafını yapmaya başlar..