Puan vermedi·344 syf.····Okunma: 01 Nisan 2026 18:57 Adelaide tam anlamıyla “izler gibi okunan” bir kitap! Hani bazı kitaplar vardır, eline alırsın ve bir bakmışsın kendini Netflix dizisi izler gibi kaptırmışsın… İşte bu kitap tam olarak öyle bir vibe veriyor.
Kitapta Adelaide ve Rory arasındaki toksik ilişkiyi okuyoruz. Ama öyle klasik bir aşk hikayesi beklemeyin… Daha çok “kızım neden böyle yapıyorsun?” diye diye okuyacağınız bir süreç
Adelaide’ın sürekli alttan alan, anlayış gösteren, “o bugün zor bir gün geçirdi” diye diye kendini geri plana atan halleri insanı gerçekten yoruyor. Hele Rory’nin o umursamaz tavırları… Gece yarısı kızı evine gönderiyor, birlikte kalmak istemiyor ve bizim kız hâlâ “tamam” diyor! Bir noktadan sonra ister istemez “Artık akıllan ya!” diye seslenmek istiyorsunuz kitaba
Ama işte tam da bu yüzden kitap çok gerçek hissettiriyor. Çünkü bazen insanlar gerçekten böyle ilişkilerin içinde kalabiliyor. Bu yönüyle insanın içine dokunan, yer yer sinirlendiren ama bir yandan da elinden bırakamayacağın bir hikâye.
En güzel taraflarından biri de aşırı akıcı olması. Okuma alışkanlığını kaybetmiş biriysen ya da yeniden başlamak istiyorsan kesinlikle iyi bir başlangıç kitabı. Çünkü merak duygusu hiç düşmüyor: “Şimdi ne olacak?”, “Bu sefer ne yapacak?” diye diye sayfalar akıp gidiyor.
Kısacası:
Sinirleneceksin
“Yapma artık!” diyeceksin
Ama yine de okumayı bırakamayacaksın
Tam bir “toksik ilişki izler gibi okuma” deneyimi