·688 syf.··Beğendi
···Okunma: 02 Nisan 2026 22:15 Bir ülke düşünün. Dininizden dolayı ötekileştiriliyorsunuz. Sizden beklenen ya dininizi değiştirip Hristiyan olmanız ya da ülkeyi terk etmeniz. Aksi takdirde Engizisyon adı verilen oluşum tarafından sapık ilan ediliyor ve çeşitli işkencelere maruz bırakılıp halkın önünde yakılıyorsunuz. Bütün bunlar bir post-apokaliptik ya da fantastik romanda geçen olaylar değil. Gerçekten de zamanında yaşanmış şeyler.
15. yüzyılın sonlarında İspanya’dayız. Endülüs Devleti yıkıldığı için yukarıdaki olaylar yaşanmakta. Bunun yanında Ray BRADBURY’nin Fahrenheit 451 romanındaki gibi kitaplar toplatılıp yakılmakta. Tek fark yakma işleminin Arapça ve İbranice olan kitaplara yapılması.
Zulüm gören Müslümanların ve Yahudilerin imdadına Osmanlı Devleti yetişiyor. Sultan Bayezid’in emriyle Türk denizcileri masum insanları kurtarmak için İspanya’ya yola çıkıyor. Roman boyunca genellikle Sultan Bayezid tarafından İspanya’ya gönderilen bir ajan olan Davud’un başından geçenleri okuyoruz. Bunun yanında ara ara Kemal Reis ve Burak Reis komutasındaki deniz savaşlarına, bazen de Sultan Bayezid’in gençliğine konuk oluyoruz. Osmanlı Devleti mazlumlara yardım ederken Kristof Kolomb önderliğinde yeni yerler keşfeden Avrupalıların yıllarca sürecek sömürge politikasının başlangıcını da okuyoruz.
Bugün İsrail’in Filistin’e yaptığı soykırıma bakarak “Zamanında Osmanlı neden Yahudilere yardım etmiş ?” sorusu yanlış bir soru olur ve hatta bu anakronizm yani tarihi bağlamından kopararak değerlendirmek olur. Osmanlı, yardım ettiği mazlumların dinlerine ya da milletlerine bakmamıştır. Burada eleştirilmesi gereken Osmanlı Devleti değil İsrail’dir. Tarihte kendi başından böylesi vahşetler geçen bir devlet nasıl olur da bunları unutup günümüzde masum insanlara zulmeder akıl alır gibi değil.
“Cennetin Kapıları” Beyazıt AKMAN’dan okuduğum 4. roman oldu. Önceki romanlarında olduğu gibi yine akıcı bir dili var. Tempo neredeyse hiç düşmüyor. Sadece ana kahramanlardan birine bir şey olacağı sırada son anda o kişinin kurtulması gibi Türk filmi tadında tesadüfler biraz fazla geldi bana. Kırdığım 1 puan o yüzden.