Puan vermedi·136 syf.····Okunma: 03 Nisan 2026 00:42 Uzun süredir Türk klasiklerimizi okuma isteğim vardı ve bu isteğime Sergüzeşt romanını okuyarak başladım.
Bir aşk hikayesi bu kitap. Celal ve Dilber'in hikayesi. Tabii Türk filmleri tabiri ile bir kara sevda hikayesi. Kitabı okurken adeta Türk filmi müzikleri fonu ile okuyor hissediyorsunuz kendinizi. Çünkü filmlerdeki gibi birbirini seven zengin bir erkek ve evin hizmetçisi fakir kız var. Ve tabii bu birlikteliğe karşı çıkan anne ve baba. Bunun üzerine Sevdadan yataklara düşmüş bir adam ve insan tacirleri tarafından gönderildiği Mısır ülkesinden sevdiğinin yanına gelmeye çalışan Dilber'in Nil nehrinde hayatının son buluş hikayesi, bu kitap.
19. Yüzyıl Tanzimat föneminde yazılan bir eser bu.Cariyeliğe karşı eleştiri olarak kaleme alınmış bu kitap,dönemdeki avrupa hayranlığını anlatan da bir kitap.Avrupa hayranlığını okuyunca,biz Türklerin her dönemde dışarıya bir hayranlığımız olduğunu ve bir türlü kendi kültürümüzle barışık yaşayamadığımızı düşündüm.Neden bilmiyorum bu durum çok içimi acıttı.
İçerisindeki aşkı anlatan zarif cümleler beni benden aldı.Okunabilecek zarif bir eser olduğunu düşünüyorum.Sevgilerimle...