Zeynep Merdan’ın Kendilik Cesareti eseri, güzel anlatımı ve ciddi bir bilgi birikimiyle sunulan, kişisel görüşlerle örülmüş bir denemeler dizisi. Yazar, yer yer tekrar eden düşüncelerine ve kimi zaman fazla iddialı tonuna rağmen —bunu ilk kitabı olmasına vermek mümkün— okuyucuda genel olarak hoş bir etki bırakıyor.
Okurken sık sık içimden, “Sevgili Bayan Montaigne, sizi eleştirmeden övemiyorum,” dedim. Çünkü kitap, bir yanıyla cesurca düşünceler ortaya koyarken, diğer yanıyla sorgulama alanını biraz daraltıyor. “Şu böyledir, bu budur” gibi kesin yargılar yerine daha açık uçlu, daha tartışmaya davet eden bir tavır görmek isterdim. Zira bir metin sorgulamayı bıraktığında, onu sorgulamak artık okurun görevi hâline gelir.
Felsefi, edebi ve sosyolojik düşüncelerden oluşan bu eserdeki cümleler ilk bakışta eksik gibi görünse de, yazarın üslubuna alıştıkça bunun bilinçli bir tercih mi, yoksa deneysel bir acemilik mi olduğu konusunda kararsız kalıyorsunuz. Belki de bu kararsızlık, kitabın okurda bıraktığı en özgün hislerden biri.
Kendilik CesaretiZeynep Merdan