Kendini onun kucağına atınca...
genç adamın sert ellerinin birer pars pençesi gibi vücudunu her yanından kavradığını hissetti. Zaten bu karı koca arasındaki aşk ateşinin, aşağı yukarı on yıldan beri, hiç kararmaksızın daima aynı kuvvetle yanmakta devam edişini her şeyden ziyade bu ayrılıp buluşmalara borçlu idiler. İhtimal ki, bunlar da, başka çiftler gibi, daima bir çatı altında, daima yan yana burun buruna birer kümes mahlûku hayatını sürselerdi şimdiye kadar, gönüllerindeki cila çoktan aşınmaya yüz tutardı. Fakat, her iki tarafın, bu kendini ara sıra verişi, bu arzu ve iştiyak fasılaları, bu daima bir lirik şevk içinde yaşayış imkânı onların kalbine zaman üzerindeki bu zaferi temin etmişti. Ankara Yakup Kadri Karaosmanoğlu
İnsan ve Duygular
·
12 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.