·512 syf.····Okunma: 04 Nisan 2026 18:55 Yalan yok bu kitap ilk kitaptan iki üç gömlek daha iyiydi ama halen zekice yazılmış kurgu ve harika ötesi evren mimarına dair bir şey göremiyoruz. İlk incelememde de dediğim gibi: zekice yazılması istenmiş ama yazılamamış bir kurgu benim için. Okuyucu evrene dahil edilseydi böyle düşünmezdim.
Şimdiii başlığımızla başlayalım:
Kervan yolda düzülmeyiversin dememin sebebi tamamen Viran - Hisar arkadaşlığı. Yazar Hisar, Viran’la geçmişte arkadaş olsa çok havalı olurmuş diye düşünüp kitabın ortasında Viran ile Hisar’ı arkadaş yapmaya karar vermiş. Öncelikle benim aklıma yatmayan birkaç şey zaten var ama ilk olarak insan geçmişte “kardeşim” dediği insanı “bu ismi daha önce duymuştum ya” diye mi hatırlar? Bence cevap kesinlikle hayır. Üstelik bu ismi hatırlamasının sebebi olarak da okuyucuya Hisar tarafından “ya bu herif aranan bir katildi de ondan ötürü aklımda kalmış ya” düşüncesi sokuluyorsa kesinlikle bu arkadaşlığın temeli en başta atılmamış aksine sonradan karar verinilmiştir. Üstüne üstlük bu ilk kitaptaki Viran’a hesap sorduğu sahnede sana ne Hisar sen kimsin yazdığımda insanlar bana onlar çocukluk arkadaşı ondan demişti. Ama biz bu ikilinin birbirlerini tanımıyormuş rpsi çektiğini öğreniyoruz ve eskiden arkadaş olmaları rol yaptığı insanların karşısında bir anlam ifade etmediği için o sahne hala mantıksız.
Yazar asla foreshadowing (bir hikâye, film veya romanda yazarın, ilerleyen bölümlerde yaşanacak önemli olaylar, tehlikeler veya sonuçlar hakkında okuyucuya/izleyiciye önceden küçük ipuçları, semboller veya diyaloglar aracılığıyla haber vermesi) yapmıyor, her şeyi bir anda öğreniyoruz. Tamam yapmayabilir ama okuyucuya salak muamelesi çekilmesinden asla hoşlanmıyorum. Salak muamelesine örnek olarak da: insanlar sürekli olarak “Hisar çok zekisin, oha” yapıyor. Ya abicim bırak da biz karar verelim zeki mi yoksa değil misine ya. Hisar için çizilen güçlü kadın imajı da bence üzerinde fazlasıyla sırıtıyor.
Bronz- Hisar ilişkisine gelirsek de, ben aşk namına bir şey görmüyorum ama birbirleri için ölüp bitiyorlar? Hisar asla Bronz’a karşı bir sevgi hissettiğinden bahsetmiyor ama sevgili gibi takılıyorlar. Tamam bu hafıza olaylarından bir yere bağlanıyordur belki ama bir okuyucu olarak bu kadar kenara itilmekten oldukça rahatsızım. Bu arada Eva kişisinin de Hisar olduğuna neredeyse eminim.
Diyaloglar ilk incelememde de dediğim gibi çok yapmacık. Biz insanlar gerçek hayatta böyle konuşmuyoruz.
BEN KUKLACIYI OKUMAK İSTİYORUM. Kötü karakter istiyorum. Kurguda kötü karakter eksikliği var. Racon kesiyorlar “asarım, keserim, öldürürüm” diye ama icraat yok! Sonda birkaç şey çıtlatıldı gibi oldu inşallah bir sonraki kitapta görürüz.
Sevmediğim şeylerin sonuncusu olarak da Bronz’un travması sırf ana erkek karakter de acı çekiyor, onun da sorunları var, onu da sevin perdesinden yazılmış. Hiç geçmedi bana “vurma” sahnesi.
Kitap bence tamamen ortalama bir kitaptı. Yazar sonları ve başlangıçları güzel yazıyor ama kitabın ortasında hiçbir şey olmuyor. Gerçi yine bu kitapta ortalarda birkaç şey öğrendik ama 500 sayfalık bir kitap için yetersizdi bence.
His’in içinden hiçbir şey düşünmemesini de çipe bağladılar. Eğer bir noktaya bağlanmasaydı bu kitabın da puanı 3 gibiydi.
Yazar sanırım okuyucular nasılsa seviyor ve okuyor diye uzattıkça uzatıyor. Bu kadar uzun olması gerektiğine asla inanmıyorum bu kitabın. Yine de nefretlik de değildi. Umarım bir sonraki kitabı daha çok severim.
Sonradan eklenen not: Her sigara sahnesi birbirinden utanç vericiydi. Hayatımda hiçbir kitap karakteri adına bu kadar utanmış olamam. Çok fazla gereksizdiler.
Okuduğunuz için teşekkür ederim.