Eserde anlatıcı aynı zamanda ana karakter şehirde hemen herkesi ve her sokağı evi tanıyan ama kendisini toplumdan soyutlamış biridir. Petersburg'da herkesin yazlıklara gittiği bir dönemde anlatıcı yine yalnız başına dolaşırken tesadüfen bir kızla tanışır. Kız da ninesinin dizinin dibinden ayrılamayan öksüz ve yetim bir kızdır. Aslında kız bir yıl önce kiracıları olan bir delikanlıya aşık olmuştur ve yaşadığı hayattan sıkıldığı için onunla gitmek, evlenmek istemiştir. Ancak o kişi maddi durumundan dolayı onunla gelmesini reddetmiş fakat bir yıl sonrası için sözleşmişlerdir. İşte kız bir yıl dolduğu için o gecelerde o delikanlıyı sokakta bulmaya çalışmaktadır. Öyle bir gecede anlatıcı ile tanışır. Kız anlatıcıyı Bir dost bir kardeş olarak sevmiş, anlatıcı kıza içten içe aşık olmuşur. 4 gece anlatıcı ile kız aynı yerde buluşur vakit geçirirler. Kız, sözleştiği delikanlının gelmeyeceğini düşünerek üzülmekteyken anlatıcının da aşkı gittikçe büyümektedir. 4. Gece kız ümidini kesmişken anlatıcı kıza aşık olduğunu ifade etmiş ve kız isterse evlenebileceklerini söylemiştir. Kız aynı anda hem hüznü hem sevinci yaşamıştır. Ancak tam ayrılacakları sırada delikanlı çıkagelmiştir. Burada kız dostça sevdiği anlatıcıdan ayrılıp delikanlıya koşmuş, pişmanlık duyup tekrar anlatıcıya koşmuş ve bir ikilem yaşamıştır. En son kararını delikanlıdan yana kullanmıştır. Tabii anlatıcı da yine yalnız kalarak aşkının hüznünü yaşamıştır.
Buraya kadar eserin özünü vermeye çalıştım. Değerlendirecek olursak; ilk olarak eseri okumadan önce adına bakarak eserde beyaz gecelerle ilgili bir şeyler anlatıldığını ya da bu gecelerde yaşanan bir olayı anlattığını düşünmüştüm. Aslında olay böyle bir gecede yaşanmış ancak beyaz gecelere ait herhangi bir atıfta bulunulmamış. Hatta bizim bildiğimiz beyaz gecelerde yaşanan o festivaller eğlenceler filan eserde hiç bulunmamakta. Muhtemelen o dönemlerde böyle şeyler yoktu.
İkinci olarak eserde romantizm tavan yapmış. Bu kadar da olmaz dedirtecek türden bir aşk ve hüzün bir arada yaşanmış.
Özetle söylemek gerekirse eserden pek bir keyif almadım, Bana herhangi bir katkıda da bulunmadı. Allah'tan kitap kısa olduğu için çok fazla zamanımı almadı. Ama aldığı kadarıyla da zaman kaybıydı.