Yolda yürürken rahatsız edici derecede bir sessizlik vardı ve bu, Açelya’nın dikkatini çekti. Karanlık sokakta yavaş adımlarla ilerlerken sağ taraftan esen serin bir rüzgâr, topladığı ağaç yapraklarını Açelya’nın önünde birkaç tur döndürdükten sonra sola doğru esmeye devam etti. Bir anlık ürperti hissi ile sağa sola bakınıp adımlarını hızlandırdığı sırada karşıdan orta yaşlarda, uzun boylu bir erkeğin geldiğini gördü ama uzaktan yüzünü pek seçemedi. Siyah takım elbisesinin sol yakasında takılı kırmızı bir şey vardı ve bunun karanfil olabileceğini düşündü. Karanlıkta yamuk yumuk gözüken yüzü ve yakasındaki karanfil, Açelya’ya grotesk yapıları anımsattı. Kafasını yere eğip yürümeye devam ederken adamın kendisine baktığını ve yaklaştığını hissederek kafasını kaldırdı. Yan yana geldikleri sırada gözleri ve ağzı dikili adam, homurdanarak bir şeyler söylemeye çalışıyordu. Ağzını gererek dikişleri patlatırken boğuk bir çığlık sesi yükseldi adamdan. Yüzündeki şeytani gülümseme ile ağzından çıkarttığı bir avuç dolusu kanlı dişi, Açelya’ya uzatırken diğer eliyle de gözlerindeki dikişleri koparıp pekmezimsi bir kıvamda olan ve her an yere akacakmış gibi görünen mat siyah gözleriyle avucundaki dişlere baktı. Dişleri yutarak hızla oradan uzaklaştı. Korkudan kaskatı kesilen genç kızın yüzündeki dehşet ifadesi, bir ressamın elinden çıkan kusursuz bir portre gibiydi şüphesiz. Korkudan kıvrılıp derinleşen her bir çizginin, içine düşsen boğulacağını hissettiğin; korkudan büyümüş göz çukurlarının hepsi ne kadar donuk gözükse de bir o kadar canlıydı. Genç kızın korkudan can çekişen ruhu kadar capcanlı! Nefesini tuttuğunu, nefessiz kalana kadar fark etmemişti bile. Kesik kesik nefesler eşliğinde başlayan ilk göz kırpışları, parmak oynatışları ve titreme nöbeti, silkelenip kendine gelmesiyle son buldu. Tereddütle çevresine bakındı. Yaşadıklarının gerçek olup olmadığını kavramaya çalışıyordu. Midesinin dalgalandığını ve boğazına kadar bir şeyin yükseldiğini hissedip kendini, yakınındaki ağacın dibine atarak midesini boşalttı. Belki de tüm korkusunu kustu. Kendini daha iyi hissediyor olmalıydı ki titremesi geçmiş, nefesi normale dönmüştü.