"Bol yağmurlu bir günden merhaba. Henüz beni tanımıyorsun, zamanla tanıyacaksın. Tanıdıkça sevinecek misin yoksa üzülecek misin bunu bilemiyorum. Bana yoldaş mı olacaksın yoksa çoğu insan gibi yolun sonu görünmeden yolda mı bırakacaksın bilemiyorum. İnsanlığa karşı umudum kaldı mı bunu da bilemiyorum ama kendim için hep umutluyum. Şu an sulu sepken, boş şehrin kaldırımlarını, içeride ne yaşandığını bilmediğimiz evlerin çatılarını, hatta belki güneşin çıkmasını bekleyen bir köpeğin kirpiklerini ıslatıyor olsa da benim ruhumda büyüklüğü ve ihtişamıyla göz kamaştıran güneş doğdu; buz tutan kalbimi ve duygularımı eritti. Bol güneşli bir günde daha görüşmek dileğiyle... Hoşça kal!”