Serenad
"Serenad'a başlarken zihnimin bana öğrettiği o klişe senaryoların esiriydim; Maya ve Profesör arasında bir aşk bekledim. Ama kitap ilerledikçe, önyargılarım birer birer yüzüme çarpıldı. Maya’nın davranışlarını, profesörün yatağına uzanması gibi anları hep yanlış yorumlamaya meyilliydim. Sonra fark ettim ki; hayatta bazen sadece o an öyle hissettiğimiz için, hiçbir gizli sebep gütmeden davranırız. Ama dünya, bizim bu 'nedensiz' anlarımıza hep bir 'neden' uydurup bizi yargılıyor.
Maya ben değildim, onunla hayatım örtüşmüyordu ama onun bu yargılara göğüs geren duruşu takdire şayandı. Profesörün geçmişteki o devasa aşkı ise tarihe olan ilgimi uyandırdı. Bu kitap bana sadece bir hikaye anlatmadı; bana ne kadar hızlı yargıladığımı ve zihnimin nasıl başkaları tarafından formatlandığını öğretti. Maya’ya ve onun saf niyetine haksızlık ettiğimi anlamak, benim için kitabın sonundan daha sarsıcıydı."