Polisiye’nin aranan yüzleri işte burada,
Garip, Çok Garip kitabında toplanıyor. 9 yazar-9 öykü. Tüm öykülerden kısaca bahsetmek ve değerlendirmek istiyorum. En beğendiğimden en az beğendiğime doğru bir sıralama yapmak gerekirse:
- Çağatay Yaşmut -Kiralık Daire: Moda’nın üst sokaklarında yalnız yaşayan bir kadın… Tek nüsha olan ciltli bir kitabı okuyor. Gece kulübünde tanıştığı adamla beraber oluyor ve sabahına da intihar ediyor. Sonrasında eve yeni bir kiracı geliyor. Hülya… Ev sahibi Münip Sacit’in son derece ucuz olan kiralık evini tutarken o evin içindeki gizemler Hülya’yı sağ bırakacak mı? En sevdiğim hikâye tartışmasız. Ve kitaptaki tek doğaüstü anlatım. Bu hikâye roman olsun çok isterim. 10/10 puan.
- Armağan Tunaboylu -Kimler Yaşadı, Kimler Öldü Bu Evde: Cinayet Büro’dan Melih Komiser… Fütursuz, ağzı bozuk ve ahlaki değerleri ciddi oranda tartışılır. Ama işinde ve sezgilerinde bir numara diyebiliriz. Bereket sokak, 24 numara, sekizinci kattaki duvara gömülü cesetlerin gizemini araştırıyor. Sorgu sırasında tam yakaladım katili diyor ama kafasının içindeki vınlama pantolonunun içindeki ile uyuşmayınca neler oluyor neler. Tam bir ters köşe. 10/9 puan.
-Gözde Saydan-Beyaz Baykuş: İhsan yalnızlığı seven bir adam. Şehirdeki evini satıp emekliliğini sahil köyünde geçirmek istiyor. Evinin yakınındaki çınar ağacında bir baykuş ailesi önce onu tedirgin etse de köylüler ona esrarengiz bir olaya tanıklık ederse kendileri ile konuşmasını istiyorlar. Evin tarihçesi biraz kaotik, İhsan aldırmıyor ama yakında gözüyle gördüklerine inanacak. Etkileyici bir anlatım. 10/7 puan.
Karankoncolos Firari Mehmet Berk Yaltırık , Beyaz Kaz Aslıhan Kocabal ,Aceleden Cenk Çalışır ,Güneşe Doğru Emel Aslan , İki Numaralı Hücre
Ercan Akbay , diğer öyküler. Kimini biraz zayıf bulmakla beraber bazıları da yazılmasaydı keşke dedim…
Zeynep Rade nin “Ivır-Zıvır” öyküsüne ayrı bir parantez açmak istiyorum. İnanılmaz rahatsız etmeyi başarmış okuru. Bu kitaptaki en garip öykü bence kendisine ait. Bir oda klostrofobisi. Ben de bir an çıkamayacağım sandım okurken. Okuyun değerli 1000K sakinleri ve kendinizi benim kadar garip hissedecek misiniz bir düşünün.
Evet, bunu görünce incelemesini yazarken özellikle yazarlarımıza tek tek parantez açmak istedim. Türk öykücülüğü adına umut verici bir kitap olduğunu söyleyebilirim.