Emile Zola, okurlarına gerçeği en yalın haliyle sunmak istediği için bu kitabı yazmadan önce bizzat madenlere inmiş ve oradaki yaşamı derinlemesine gözlemlemiştir. Bu sayede kitapta, madendeki o ağır çalışma koşullarına yazarın gözünden, adeta oradaymışız gibi tanık oluyoruz.
Etienne'in hikayesi ise en başta çaresiz ve saf bir arayışla başlar. Ancak zamanla olayların farkına varan, etrafındakileri bilinçlendiren, günü geldiğinde grev kararı alınmasına öncülük eden ve tüm mahalleyi peşinden sürükleyen bir lidere dönüşümünü izleriz. Zola, madendeki fiziksel zorlukları ve grev sonrası mahallede baş gösteren açlığı o kadar sarsıcı bir netlikle anlatıyor ki, okurken gayriihtiyari 'artık işler yoluna girsin' diye haykırmak istiyorsunuz.
Başlarda kimsenin dilinde olmayan 'grev' kavramının, zamanla herkesin tek umudu haline gelişini; insanların gelecek hayalleri kurarken bir anda acı, gözyaşı ve ölümlerle sarsılan yıkıcı bir gerçekliğe hapsolmalarını hayranlıkla ve üzülerek okudum GerminalEmile Zola