Birinci kitabın sonunda Reid'in cadı olduğunu ve büyülü güçlere sahip olduğunu öğrenmiştik. İkinci kitapta ise karakterlerimiz hayatta kalma mücadelesi veriyorlar. Kızımızın annesine karşı müttefik arayışına giriyorlar. Müttefik bulmak için kan cadılarının kampına ordan kurtların yanına... Serinin ikinci kitabı ilk kitaba kıyasla daha çok fantastik öge barındırıyor ama böyle fantastik fantastik olmadım ben okurken. Sanki bir şeyler eksik kalmış. Bazı yerler yetersiz kalmış gibiydi. Özellikle kitabın birinci kısmı oldukça durağan. Kitap yavaş ilerlediği için ilk 150 sayfayı okumakta zorluk yaşadım.
Kadın karakter Lou'nun tam bir red flag olduğuna da değinmek istiyorum. İyi yetismemis olduğu çok açık, iyi biri olmak için birinci kitapta en azından biraz çabası vardı. Bu kitapta kendini iyice saldı. Yazar bu karakteri cadı değil şeytan olarak yazsaymış keşke.
Erkek karaktere gelecek olursak büyüye olan nefreti uzun süre daha devam edecek gibi görünüyor. Adam cadısın sen cadı. Özünü inkar etme. Yeteneklerinle barış ve onu kullanmayı öğren artık.
Kitabın sonu gene garip bitti ama direk üçüncü kitaba başlama isteğiyle dolup taşmadığım ve ilk iki kitabın da beni yeteri kadar tatmin etmemesi sebebiyle henüz üçüncü kitabı okumayı planlamıyorum. Tek temennim üçüncü kitabın daha çok fantastik ögelerden oluşması ve artık karakterlerin bir şeyler becerdiğini görmek.
Yeni bir yorumda görüşmek dileğiyle.