Bundan on yıl evvel Selma Hanım’ın içinde ne varsa hepsi yerli yerinde duruyordu. Zaman, bir sel ise, bunlardan bazılarını alıp sürükleyecekti. Bir yel ise bunları devirecek, altüst edecekti. Bir sinsi kurt ise bunları için için kemirip aşındıracaktı. Ama, işte, bunların hiçbiri olmamıştı. Şu halde, zaman mefhumunun hakikî manası, zamanın gerçek ölçüsü ne idi?
AnkaraYakup Kadri Karaosmanoğlu