Fakir Bayburt’un Eşekli Kütüphaneci adlı eserini okuduğumda, aslında sadece bir hikâye değil, aynı zamanda bir mücadele ve idealizm örneğiyle karşılaştığımı düşündüm. Bu kitap bende oldukça derin bir etki bıraktı.
Benim gözümde kitap, Anadolu’nun zorluklarla dolu yaşamını çok sade ama bir o kadar da etkileyici bir şekilde anlatıyor. Özellikle kitapta geçen kütüphanecinin azmi beni çok etkiledi. Eşeğiyle köy köy dolaşıp insanlara kitap ulaştırmaya çalışması, bana bilginin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Günümüzde bile birçok imkâna sahipken bazen okumaya üşendiğim anlar oluyor; ama bu hikâyeyi okuyunca kendimi sorguladım.
Kitabı okurken en çok hoşuma giden şeylerden biri de anlatımın samimiydi. Sanki biri bana karşılıklı oturmuş bu hikâyeyi anlatıyormuş gibi hissettim. Abartıdan uzak, gerçekçi ve içten bir dili var. Bu da kitabı daha akıcı hâle getiriyor.
Ayrıca kitap bana, bir insanın tek başına bile olsa büyük değişimler yaratabileceğini gösterdi. Kütüphanecinin çabası sadece kitap taşımak değil, aynı zamanda insanlara umut ve farkındalık taşımaktı. Bu yönüyle eser, bence sadece bir hikâye değil, aynı zamanda ilham verici bir yaşam dersi.
Sonuç olarak, bu kitabı okuduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Hem düşündüren hem de duygulandıran bir eserdi. Bana göre herkesin mutlaka okuması gereken, özellikle de eğitimin ve okumanın değerini anlamak isteyenler için çok anlamlı bir kitap.
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt