Gönderi

“Ben, bu kitaptaki bakış açısı ile Müslüman oldum!”
9/10
·519 syf.··
2026 26. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 16:26
“Bu kadar okuma, kafayı yiyeceksin!” Öyle derdi anneannem, bir dayım varmış, ismi Behçet; kütüphanede çıldırmış, durup dinlenmeden okurmuş. Bir de sevdiği varmış, kavuşamamış, delirince sevdiğinin değil de annesinin ismini haykırıp durmuş. Hiç tanımadım, tanımadığım insanlar içinde en çok onu tanımak isterdim. “İyi kitaplar okumayan birinin, okuma bilmeyenlere karşı üstünlüğü yoktur,” Mark Twain’in çok sevdiğim, duyduğumdan beri okuma konusunda kendime rehber edindiğim sözü. Bir yazar okuyor Altay Cem Meriç, cevap bulamadığı sorular onunla örtüşmeye başlayınca kendisinin ateizm yolculuğu başlıyor. Arafta o zamana kadar… Eğer kafasındaki soru işaretlerini o yazar değil de Müslüman bir yazar/din adamı giderse kuşkusuz yöneldiği taraf İslam olacak. Böyle kitapların kıymeti o anlarda ortaya çıkıyor işte! Onu alıp götüren yazar ise, Friedrich Nietzsche ! youtube.com/watch?v=9l8PA-m... “Bu eserde ele aldığımız ve ‘nübüvvet ispatında haber değerlendirmesi’ şeklinde ifade edebileceğimiz yöntem, yaklaşık on sene önce benim ateizmden İslam’a geçmemi sağladı.” İşte orada durun! Bir yöntem var ve bu yöntem ateist birinin İslam’a dönmesini sağlıyor. Daha ön sözde karşılaştım bu bilgi ile. Ve o an dedim ki, bir kişi bile bu yöntemle İslam’ı bulduysa mutlaka okumalı, tanımalı ve kafasında soru işareti olan kim varsa tanıtmalıyım! Peygamberliğin İspatı İnanmayan birini bir şeye nasıl inandırırsınız? Delil sunarak değil mi? “Fikir pazarında tek geçerli akçe delildir,” neticede. “Bu yüzden bu eserde, nasıl Müslüman olduğumdan ziyade, beni Müslüman yapan delilleri ve bakış açısını ele almanın çok daha faydalı olacağına inanıyorum.” Eser yazım sürecinin ardından yalnızca Müslümanlara değil de Müslüman olmayanlara da eleştirmeleri için gönderiliyor, zira aslolan Müslüman olmayanları ikna edebilmek, onların frekansını yakalayabilmek değil mi? İnanmış olanı inandırmak kolaydır, mesele inanmayanların düşünce biçiminden yararlanarak oluşan eksikleri kapatmak ve onların kafalarındaki soru işaretlerini giderebilmektir. Eserin en başarılı bulduğum yanı, Müslüman olmayan yazar/düşünürlerin çalışmalarından yararlanılarak objektif bir bakış açısı sağlayabilmesi. “Bakın bunu biz demiyoruz, Batılı insanlar da bu konuda böyle düşünüyor” diyebilmek! Senden olana herkes itiraz edebilir, ama kendinden olan da aynı şeyi düşünüyorsa demek ki ortada mutlak bir doğru vardır. İki gün gibi bir süreçte soluksuz okudum eseri, okurken bu Batılı yazar/düşünürleri de tek tek not almaya çalıştım, “Bernard Lewis, Welhausen, Marshall Hodgson, Jonathan M. Bloom, Maxime Rodinson, Leone Caetani, T. W. Arnold, Ernest Renan, Lesley Hazleton, Ira M. Lapidus, Emile Dermenghem, Reinhart Dozy, Ignaz Goldziher, Meir Jacob Kister, Izutsu, Margoliouth, Philip Hitti, Montgomety Watt, Annemarie Schimmel…” diye devam ediyor. “Oku! Rabbin kerimdir, o kalemle öğretti. İnsana bilmediğini öğretti.” En büyük delil kuşkusuz Kuran’ı Kerim ve onun bozulmadan günümüze kadar ulaşmış olması. Peki nereden biliyoruz bozulmadan ulaştığını! Yazar Kuran’ın günümüze ulaşmış el yazmalarını tek tek vermiş ve uygulanan karbon testi sonucunda kaç yıl öncesine ait olduklarına yaklaşık olarak ulaşılmış. Farklı kişilerce farklı tarihlerde yazılan el yazmalarının içeriği birbiriyle tutarlı ve birçoğu o döneme kadar uzanıyor. Topkapı Sarayı ve İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde mevcut oldukları gibi İslamiyetle ilgisi bulunmayan Birmingham Nüshası (İngiltere), Londra Mushafı, Paris Mushafı, Dublin Mushafı (İrlanda) Tubingen Mushafı (Almanya) ve daha kırk civarı nüsha… Hepsi tutarlı, birbirine eş… “Hiçbir yalancı, yalan söylemek için kırk yıl beklemez.” Ama dur! Bunlar hiçbir şey ifade etmiyor! İnanmayanları çıkış noktalarından biri de şu: “Kuran’ın değiştirilmemiş olması bir şey ifade etmiyor, Muhammed bir şair ve onu kendisi uydurdu!” “Biz O’na şiir öğretmedik; zaten ona yaraşmazdı da.” Yasin/36-69. 610 yılında, 40 yaşında iken Peygamber oluyor Hz. Muhammed, “ümmi” okuma yazma bilmiyor, tahsil görmemiş, üst düzey bir eğitimi yok. Benzeri bugüne dek yazılamamış bir eseri meydana getirmesi söz konusu değil… ki böyle büyük bir yalan için seven/sevmeyen herkesin dürüstlüğüne inandığı bir adam neden 40 yaşını beklesin… İktidar için mi? “İktidar ve mal mülk ona en baştan teklif edilmedi mi?” “İsteseydi Mekke’de Kâbe’nin yanına bir cami ve saray inşa edip hanedanlık başlatabilirdi.” Oysa bir gün, bir ölçü arpa almak için zırhını bir Yahudi’ye rehin verip ondan borç para alıyor. Daha acısı, Hz. Muhammed vefat ettiğinde bu zırh hala o Yahudi’nin elinde rehin… Hasta diyor bir diğerleri, sara hastası… Hangi hastalık insana böylesi muazzam bir eser yazdırabilir? Hangi hasta insan ömrünce o kadar tutarlı olabilir? Hiç mi hasta olmadık! Daha bunun gibi nice örnek… Yazarı tanımam, Eseri elime alana kadar tek bir videosunu izlemişliğim yoktu. Şimdi eseri tanıyorum. Müslüman olsa dahi yüreğinde en ufak tereddüdü olan varsa okusun isterim. Gayret kuldan, tevfik Allah’tan!
Peygamberliğin İspatıAltay Cem Meriç · İnsan Yayınları · 20251,717 okunma
··1 alıntı·
6,6bin Gösterim
18 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Okuyan herkesten bir yorum bekliyorum. Uygulamadaki incelemelere üvey evlat muamelesi yapmayın. 😊
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Günaydın...
Hocam kaleminiz dert görmesin müsaadenizle bu muhteşem incelemenize içten bir okur selamı bırakmak istiyorum😌 Biz okurlar en sevdiğimiz arkadaşlarımızla kitapları ve yazarları masaya yatırmayı ne çok seviyoruz saatlerce hatta günlerce konuşsak sıkılmayız aksine konuştukça ağzımıza bal çalınmış gibi olur. Geçenlerde biz de evde bu yazarı masaya yatırdık bu sefer masada arkadaşlarım yoktu çocuklarım vardı kitabı duymuşlar merak etmişler anne sen bu yazarı biliyor musun dediler Ben de aldım karşıma kitaplığın önüne götürdüm bakın dedim yazarın bütün kitapları bende var Büyük oğlum hemen sordu peki anne okudun mu? Henüz değil deyince bir güzel uyarıldım 🙈 en çok okuman gereken kitabı nasıl ertelersin diye haklı bir çıkış yaptılar.! O günden beri fırsat buldukça okudun mu anne diye yokluyorlar beni ama gelin gör ki hala başlayamadım... Derken sizin incelemenizi okudum, Mikail hocam iyi ki de okumuşum ne kadar güzel ne kadar içten ve objektif bir inceleme yazmışsınız okurken yüzümde kocaman bir tebessüm vardı emeğinize sağlık, yüreğinize sağlık, var olun hep olun.... Allah sizden razı olsun.🌸 Size sağlıklı güzel günler diliyorum🙏
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Samimi duygularınızı paylaşmanız çok güzeldi. Bence başkayacaksınız. 😊
Rahmetli dayınız artık idolüm 🙂 Harika bir inceleme,tebrik ederim.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Ah, Behçet dayım...
Hocam bu nasıl bir incelemedir böyle ? hiç kitap okumayan biri bile sanıyorum ki , yorumunuzdan sonra bu kitabı okumak için iştahlanacaktır. İlk işim bu kitabı okumak olacak inşallah. Teşekkür ederim 👏
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Ne güzel bir yorum böyle, yüzümde gülümseme oldu.
Reklam
Kitabı okudunuz ve inceleme yazarak bizleri bilgilendirdiniz. Ben ilk defa duydum. Teşekkür ederim. ☺
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Ben teşekkür ederim. 😊
Bizimkiler de diyor "bu kadar okuma, kafayı yiyeceksin"😄 incelemeden yola çıkarak kitap şimdiden iştah kabarttı. İnceleme için teşekkürler.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Her evde var bir öyle diyen. 😊