Gurbetçiliğin içine belirgin oturuşuyla ezildi. Iğım ığım vücuduna yayılan korkusu sabra döndü. Zülali Ağabeyi gitmese de o köyüne bir gün dönecekti. Yeşermeyen, ince iki kavruk kavağın salindiği mezarlıkta durup anasinin yaptiğini yapacak, babasının toprağına dua edecekti. Sonra, köyünün her dertten arınıp da üç gün üç gece sürdürülen düğünlerinde sunulan şerbetleri içecekti. Gelinin elinden tutup ata bindiren oğlan tarafı olacaktı. Belki de kendisiydi güvey. Güvey olunca da dama çıkıp sert, kaygan buğday tanelerini kuruşlara, liralara katarak gelinin başından savuracak, bolluk, bereket çağrısını yapacaktı köyünün öteki delikanlıları gibi. Içini arındırdı istekleri Seyyid'in. Caddeye bakmaya başladı.
Sayfa 71·Kitabı okudu
··
24 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.