Aşk Değil, İçine Çekildiğin Bir Uçurum
Puan vermedi·400 syf.··
2025 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 00:00
Bu kitap bir aşk hikâyesi değil. Bunu baştan söyleyeyim. Yanlış beklentiyle girersen, seni paramparça eder. Çünkü burada aşk dediğin şey çiçekle, şiirle falan gelmiyor. Burada aşk dediğin şey, insanın içine yerleşen bir hastalık gibi. Geçmiyor. İyileşmiyor. Sadece daha da derine iniyor. Heathcliff öyle “seviyorum” diyen bir adam değil. O, sevdiği şeyin içinde yaşamak isteyen bir adam. Sahip olmak değil, yok etmek pahasına bile olsa bağlı kalmak. İşte orası rahatsız edici. Catherine ise aklı başka yerde, ruhu başka yerde bir karakter. İnsan bazen yanlış kişiyi değil, doğru kişiyi yanlış zamanda seviyor derler ya; burada zaman da yanlış, insanlar da. Kitap boyunca şunu hissediyorsun: Kimse masum değil. Kimse iyi değil. Ama herkes çok gerçek. O kasvetli ev, rüzgârın hiç dinmediği tepeler… Hepsi boşuna değil. Orası sadece bir mekân değil; karakterlerin iç dünyası. Soğuk, sert ve affetmeyen. Okurken romantik bir şey bekliyorsan, yanılıyorsun. Ama insanın karanlık tarafını görmek istiyorsan, doğru yerdesin. Kitap bittiğinde elinde güzel bir aşk hikâyesi kalmıyor. Şu kalıyor: Bazı insanlar birbirini sevmez; Birbirinin içinde kaybolur. Akinburg
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Nilüfer Yayınları · 201758bin okunma
·
24 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.