Gönderi

10/10
·269 syf.··
2026 28. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 21:21
Çok beğendiğim ve İhsan Oktay Anar ile tanışmama vesile olan Suskunlar’ı, otuzlu ya da kırklı yaşlarımda tekrar okuduğumda bambaşka gözlemler yapacağıma eminim. Yirmili yaşlarımın başındaki benden, ilerideki kendime bir not: Bu kitabı mutlaka tekrar oku. İncelememe başlamadan önce bolca araştırma yapıp gördüğüm ancak incelememe hepsini ekleyemesemde bol miktarda metafor kullanarak bir çok konuya değinmiş yazarımız. Her ismin anlamı veya ne sebepten dolayı o isme sahip veya yaşanan her olay ya da şöyle söyleyeyim çoğu cümle bir şeye işaret ediyor. Suskunlar ; musiki, tasavvuf, dinler tarihi ve insan ruhu üzerine ustaca ve dahice hazırlanmış bir eser. Romanın Lale Devri yani III. Ahmed döneminde geçmesi, o dönemin musikiye verdiği önemi de arka plana değil doğrudan hikâyenin merkezine yerleştirir. Bu eserde musiki bir süs değil, adeta varoluşun dili, hakikate ulaşmanın bir aracıdır. Kitabın en zorlayıcı yönlerinden biri zaman kurgusu; olaylar doğrusal bir şekilde ilerlemiyor, sürekli geçmiş, şimdi ve gelecek arasında gidip gelen parçalı bir yapı var. Bu durum ilk başta gerçekten zorladı hatta bir ara yarım bırakmak istedim ancak sabrettim okumaya. Kitabın sonunda bütün parçalar birleşiyor ve her şey anlam kazanıyor. Bu karmaşıklığa rağmen anlatım bütünlüğü asla bozulmuyor. Karakterler ise yalnızca birer kişi değil, aynı zamanda insanın iç dünyasının parçaları gibi. Kalın Musa’nın neredeyse trajikomik boyuta ulaşan cimriliği, onun maddiyata bağımlılığını simgelerken; kardeşi Hüseyin Efendi, çalgılı kahvehanesiyle daha yumuşak ve sığınılacak bir liman gibidir. Veysel, sanatla var olan ama babası tarafından bastırılan bir ruhtur; kemençesiyle hayata tutunur ancak bir olay sonucu trajik bir şekilde cezalandırılır. Davut cesareti ve tutkuyu temsil ederken, onun ikizi Eflatun daha çok içsel bir arayışın simgesidir. Eflatun’un duyduğu ıslık sesiyle başlayan yolculuğu aslında hakikati arama sürecidir ve ney sesiyle Mevleviliğe yönelmesi onun manevi dönüşümünü gösterir. Asım ise sanatın zirvesine ulaşmış bir kanuni olarak aşkı uğruna beste yaparken ihanete uğrayıp öldürülür; eksik bırakılan bestesi onun ruhunu dünyaya bağlar. Cüce Efendi kıskançlık ve takıntılı aşkın yıkıcılığını temsil ederken, Neva güzelliği ve sesiyle herkesin felaketine dönüşen bir figürdür. Tağut ise açıkça şeytani bir gücü temsil eder; insanları zorla değil, kandırarak kötülüğe sürükler(Tağut=Şeytan). Bunun karşısında Neyzen Batın görünmeyen hakikati, oğlu Zahir ise bu hakikatin dünyadaki görünümünü temsil eder(Neyzen Batın=Allah'ın 99isminden bir)(Zahir=Hz.İsa). Zahir’in hikâyesinde İsa’ya yapılan göndermeler oldukça açıktır; 12 kişi tarafından takip edilmesi, son akşam yemeğini andıran sahneler ve ihanete uğraması bu benzerlikleri güçlendirir. Hristiyanlıkta şarap ve ekmeğinde İsa'nın kanı ve bedenini temsil ettiğini unutmayalım.Aklıma gelmişken Bursalı firavun Mevlevîliğe geçmesiyle ismi ters çevrilmiş hali ile Nuvarif Bursaviye olur. Bu gibi çok isim çok olayla bir çok yere gönderme yapılır.Mavi ışık olayı da mevlevilikte nefsin katmanlara bölünüp her katmana farklı renk verilmesini bilmek gerekir. Eserdeki metaforlar romanın asıl derinliğini oluşturur. Eflatun’un yolculuğu 7 büyük günah üzerinden insanın nefsini aşma sürecini simgelerken, musiki ilahi hakikate ulaşmanın bir yolu olarak karşımıza çıkar. Eksik beste, kusurlu insanı ve tamamlanmamış ruhu temsil ederken; Tağut insanın içindeki karanlığı, nefsi simgeler. Bu bağlamda Suskunlar, görünen ile görünmeyen, yani zahir ile batın arasındaki ilişkiyi sorgulayan bir esere dönüşür. Tüm bu yönleriyle kitap, ilk başta zorlayan dili ve karmaşık yapısına rağmen sabır gösterildiğinde okuru içine çeken, düşündüren ve her okunuşta yeni anlamlar sunan bir yapıya sahip. Bu nedenle Suskunlar tek seferde tüketilecek bir roman değil, her dönemde yeniden okunması gereken, her okunuşta farklı bir kapı aralayan bir eser. Atladığım yazmadığım yazamadığım birçok olay ve motifinde mevcut olduğunu da belirtmek isterim İhsan Oktay Anar'a bu kıymetli eser için teşekkür ederim. Okuyacak olanlara keyifli okumalar diliyorum.
Suskunlarİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202611,8bin okunma
·
96 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ben sipariş vermeye gidiyorum, yorumunun gücü daha nasıl anlatabilirim kii 🫶🏻 emeğine sağlık çiçeğim benim 🫂💙
Esra
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim, çok mutlu oldum, çiçeğim.Konuşacak bir kitabımız daha olacak. Senin bakış açına görmediğim detayları yakalayacağına ve birçok noktada bana çok şey katacağına eminim. O yüzden heyecanla okumanı kritik yapacağımız o konuşmayı iple çekiyorum. Son(suz) olarak seni çok seviyorum güzel dostum🫂🖤