Puan vermedi·416 syf.····Okunma: 09 Nisan 2026 17:38 Yalnızız’ı yıllar önce okuduğumda, Samim’in düşünce gücüne, derinliğine, insan çözümleme biçimine hayran olmustum..Çok ihtişamlı bi adam gibi gelmişti bana, yalnızlığın içinden yükselen bir bilge gibiydi. Bu kez daha farklı hissediyorum ama
Eskiden hayranlık duyduğum çözümlermeler, bugün bana biraz fazla yargı gibi geldi, bilgelik sandığım şeylerde, şimdi bir miktar kibir, duygudan kaçan bi akıl sığınağı ve insan ruhunun karmaşıklığını fazla denetleme arzusu gördüm.
Meral’e bile farklı bir yerden bakıyorum şimdi. Eskiden yalnızca savrulan, tutarsız biri gibiydi, Samim' in yanında fazla dağınık bulmuştum onu.Yine de öyle bi son haketmemisti ama...Şimdi o'nda zamanın, toplumun, özgürlük arayışının ve kendi içindeki çatışmaların izlerini daha net gördüm. O karmaşanın arkasındaki insanı hissettim...
Tabi ki bu kitap bu kadar yüzeysel bi incelemeyi hak etmiyor ama Peyami Safa' nın edebi kişiliği ve eserleri ile ilgili söylenebilecek her şey makalelerin dipnotlarına kadar ve edebiyatçılar arasındaki ebedi “Peyami Safa kavgası”na bile yazılmış durumda.
Benim amacım kitabın üzerimde bıraktığı tesiri yoklamaktı yeniden ve belki de yepyeni bi keşifti.. Amacıma ulaştım.
Tüm o entelektüel sarsıntılara
karakterlerin içimde bıraktığı hafif çiziklere rağmen,
hatta belki tam da onlar yüzünden
İyi ki tekrar okumuşum..
Mesela,
Biri sessizce gelir, içini yoklar, bir şey söylemeden gider.
Ama sen arkasından kapıyı kapatırken fark edersin ki
Artık aynı kişi değilsindir....