9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 19:55
Zindanın kıdemlisi olduğu için adına Şeyh denilen namlı bir hırsız... Vuslat uğruna hırsızlığa razı olan iki sevdazede... Arastada bir mücellit(ciltçi), Kapalıçarşı'da bir sarraf ve bu beşliyi soygunda buluşturan nadide bir elmas: Kaşıkçı Elması. Tabhane zindanından saraya uzanan büyük bir soygun... Sarayın en değerli mücevheri olan "Kaşıkçı Elması"nı çalmakla görevli Aslan, Porsuk, Ceylan, Bukalemun ve Tûtî kod adlı beş kişinin macera dolu hikâyesi... Soygunun her anı dakika dakika planlanır. Fakat unutulmamalıdır ki hayat plânları hiç sevmez. İhanet de hiç ummadıkları bir yerden gelir. Kitap, hırsızlığın en temel kuralının güven olduğunu vurgulayan şu cümleyle başlayıp yine aynı cümleyle bitiyor: "Kimseye güvenmiyorsanız neye sahipsinizdir ki?" Hatta kitapta her bölümün son cümlesi, diğer bölümün ilk cümlesi. Yazar bu yöntemle her bölümü adeta bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlamış. Alelade bir soygun okuyacağınızı sanıyorsanız kesinlikle yanılıyorsunuz. Çünkü böylesi değerli bir mücevheri çalan ekiptekilerin amacı para ve dolayısıyla zengin olmak değil. Her birinin farklı gerekçeleri var. Peki, her gece bir konağın kundaklandığı, her yanda can korkusunun yaşandığı bu şehirde böylesi önemli bir mücevher çalınırsa devlete olan güven daha da sarsılmaz mı? Yine çok güzel bir İskender Pala kitabıydı. Tarihin tozlu sayfaları aralanacak ve yazar bizleri İkinci Mahmut döneminde bir gezintiye çıkarıp büyük bir soyguna da şahitlik ettirecek. Soygun içinde soygun, olay içinde olay, plân içinde plân... Tarih ve aşk bir arada Tarihi kurgu sevenler bu kitabı çok sevecekler. İskender Pala der ve susarım. Kitaplı günler .
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,426 okunma
·
108 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.