Puan vermedi·343 syf.··Beğendi
· Herkese merhaba
Köy enstitüsü mezunu, Damalı Köyü’nün öğretmeni olan kahramanımız; kız çocuklarını zorla okutup, ardından da hazine arazilerini baba malı gibi ekip biçen kan emici ağalara karşı köylüleri ayaklandırmaya başlayınca; hedef haline geldi. Önce, bir gece vakti tenhada kıstırıp başını taşla ezerek ölüme terk edildi; sonra, Ankara’ya şikayet edilerek görev yeri değiştirildi.
Yeni görev yeri olan köye gitmeyip istifa edince, demirci ustası olarak Ortaköy’de kendine yeni bir hayat kurdu. Burda da rahat durur mu? Kendi topraklarını karın tokluğuna beyleri için süren köylüleri uyandırma görevi yine ona düştü. Jandarmadan ‘köyü terk et, gitmezsen parti başkanı seni öldürtüp bir çukura atacak.’ uyarısını alınca, kahramanımıza yine yol görünmüş oldu.
Bakalım doğru söyleyip dokuz köyden kovulan; Damalı Köyü’nün öğretmeni, Ortaköy’ün demir ustası olan kahramanımız, onuncu köyde neler yaşayacak?
Yazarı hepimiz Eşekli Kütüphaneci kitabıyla tanıyoruz ama ben bu kitabı daha çok sevdim sanırım.
Kitabın ana teması, ‘Okumuşun, okumamışa borcu var.’ sözünü; bilenin bilmeyene, imkan sahiplerinin muhtaçlara,güçlülerin zayıflara borcu var diyerek genişletiyorum. Keşke böyle olabilse de toplum huzura, refaha ulaşsa.
Keyifli okumalar