·184 syf.····Okunma: 31 Mart 2026 13:07 Auri’nin zihni çok karışık. Aslında o da bunun farkında. Sadece artık o noktadan çıkamıyor gibi. Bu kitapta Auri’nin yedi gününü okuyoruz.
Sessizliğin Müziği aslında bir hikâye anlatmıyor. Yani alıştığımız anlamda bir olay yok, bir akış yok. Zaten kitap da bunu hiç saklamıyor.
Patrick Rothfuss burada resmen bizi Auri’nin zihninin içine bırakmış.
Auri’nin dünyasında her şeyin bir yeri var. Nesneler bile yanlış yerde olunca rahatsız ediyor. Ve o kadar hassas, o kadar kırılgan bir bakış açısı ki… bir süre sonra fark etmeden sen de onun gibi düşünmeye başlıyorsun.
Kitap ya seni içine çekiyor ya da tamamen itiyor. Ortası yok. Çünkü çok yavaş, çok sessiz. Ama eğer o sessizliğe uyum sağlayabilirsen, gerçekten başka bir şey okuyorsun.
Benim için bu kitap bir hikâye değil, bir his gibiydi. Biraz yalnız, biraz tuhaf ama çok gerçek.