Adı:
Sessizliğin Müziği
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053754527
Kitabın türü:
Çeviri:
Cihan Karamancı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
“Rothfuss nereye giderse gitsin bir şarkıcının bir şarkıyı yanında taşıması gibi bizi de yanında götürecek.” – Ursula K. Le Guin Üniversitenin derinliklerinde karanlık bir yer vardır. Kadim koridorların ağ gibi örüldüğü ve çok uzun zaman önce terk edilmiş odaların birbiri ardına sıralandığı bu yeri çok az kişi bilir. Genç bir kadın, Şeyaltı’nın sonu gelmez tünellerinde saklanıp, bu unutulmuş yerin kalbinde hayatını sürdürür. Bu genç kadın, gizemlerle dolu olan Auri’dir. Patrick Rothfuss Sessizliğin Müziği’nde yalnızca Auri’nin tatlı sert yaşamından küçük bir macerayı anlatmıyor, genç kadının tüm yaşadıklarından izler taşıyan bu macerayla bize, Auri’nin neşeli olduğu kadar tekinsiz de olan dünyasını karakterin gözlerinden görme fırsatı sunuyor. Ayrıca bu hikâye sayesinde okur, Kralkatili Güncesi serisinin en esrarengiz karakteri Auri’nin bildiği şeyleri öğrenme şansı da yakalıyor. Sessizliğin Müziği, parçalanmış bir dünyada yaşamaya çalışan parçalanmış bir kızın sır ve gizem dolu öyküsü...
Sesizligin muzigi cok hos bir kitapti. Kralkatili guncesi gibi heyecanli olaylar yada auri'nin universite yillariyla ilgili biseyler bekliyosaniz hayalkirikligina ugrayacaksiniz. Patrick onceden yazdigi hikayenin bunlari icermedigini soylemeseydi bende hayalkirikligina ugrardim ama bildigim icin sorun etmedim.
Kitapta Auri'nin şeyaltinda gecirdigi 6 gunu okuyoruz. Pek diyalog olmayan uzun betimlemere sahip bir kitap. Zaten tek bir karakter var. Gerci okudukca auri'nin etrafindaki cansiz nesnelere duygulari varmis ve canliymis gibi davranmasina alisip onlari Auri'nin gordugu gibi gormeye basliyosunuz o yuzden o tek kisi olayida sıkıntı olmuyor. Belki okuyunca sıkılanlar olabilir ama serideki en favori karakterim Auri oldugu icin onun hayatini nasil gecirdigi okumak benim oldukca hosuma gitti bu yuzden hic sıkılmadim. Ayrica son sayfalarda 3. kitapla ilgili azicik ipucu vardi sanki..
Icindeki cizimlerde gayet hostu, kitabin tasariminida cok begendim.
Rüzgarın Adı serisinden farklı olsa da Patrick Rothfuss betimlemeleri harika, Azıcık eşyasıyla Auri'nin dünyası müthiş heyecanlı. Yalnızlık başka türlü böyle güzel anlatılmazdı herhalde, etkilenmemek elde değil. Kahve bardağıma, kültablama başka türlü bakıyorum artık.
Güzel ama karmaşık bi kitaptı. Bir yerlerde hep Kvothe'u aradım. Nerden çıkacak diye sabırla bekledim ama malesef çıkmadı. Yani tıpkı Patrick Rothfuss'un da belirttiği gibi kitapta ona dair bi şey bulmayı bekliyorsaniz okumamalisiniz. Ama sabun yapmayı da net bir şekilde öğrenebilirsiniz.
Hani o eski bir bisiklet vardı çocukluğumdan kalan,
Yoktu frenleri sürtünmekten delinmiş pabuçlarımdan başka,
Ve pas tutardı demirleri,
Sonra sonra boyaları dökülürdü kabuk kabuk pul pul,

Fakat mutluydu alayına bin çakardı,
Sevmezdi hamallık etmeyi market poşetlerine, pazar poşetlerine,
Isterdi hek o macera senin bu macera benim,
O yokuş senin bu yokuş benim,
Toprak yol, mıcır yol, asfalt, kaldırım,
Gez toz dolaş yeter ki hep eğlen isterdi,

Ne oldu şimdi geriye kalan hayallerde o bisiklet ve gülen çocuk yine yeniden maceralardalar,
Fakat biliyorum ki ben bir köşede hayat denen rüzgarda yelkenimle alabora,
O unutulanlar diyarında bir pas parçası ve beklemekte o çocuğun gelmeyeceğini bilse de beklemekte yıllar yıllar geçip gitsede o beklemekte
Kimse görmedi onu kimse duymadı ve kimse bu bekleyişe son vermedi
insanlar büyüdüler ve çocukluklarını attılar köy kuyulara bakmadılar arkalarına o canavar yokuş o namussuz mıcırlar o lastik düşmanı çiviler o kimi zaman dost kimi zaman sana karşı olan rüzgâr kalmadı artık.....
Sonuç: Kitap etkileyici... Nesnelerin de bir ruhu olduğunu gösteriyor. Hani öyle kanıtlama derdi anlatma derdi olmadan. Hani öyle sanki hayat daha güzel. Neden çocukken daha mutluyduk... Çünkü nesnelere bile duyguyu biz veriyorduk. Büyüdükçe duygularımızı insanlara aşılamaya çalıştık oldu olmadı kimisi hırs yaptı kimisi bosverdi... Okuyun bir anlık bile olsa farklı bir pencereden dünyaya bakın sadece bir anlık çocukluğunuzda hep acik olan o pencereye bakin ve mutlu olun sadece kitaptan degil hayattan keyif alin...
Auri bu seride en sevdiğim karakterlerdendi ve bu kitabı da çok severim sanmıştım ama bir türlü sevemedim kitabı. Auri'nin iç dünyası gerçekten farklı ancak beni sıktı, yazar biraz uzatmış sanki ya da ruh halim kitaba uygun değildi.
Velhasılı kelam kitabı okurken çok zevk almadım, ilk bölümler zevkli gelse de bir yerden sonra sıkıcı oldu ve çok sevemedim.
İlk 2 kitap okunmadan, bu kitabın okurlara bir anlam ifade etmeyeceğine dair yazısı var yazarın.
Kitap Auri isimli karaktere yazılmış ki benim seride Kvothe'den sonra en sevdiğim karakter kendisi. Çok çok özel cici bir kız.

Bu kitap benim için hayal kırıklığı oldu. Sebebi içeriğinin eksikliğinden kaynaklanıyor. Ben Auri'nin ne olduğunu, nereden geldiğini, kimliğini, geçmisini okuyacağım diye ümitlenirken, bu cici kızın 6 gün neler yaptığını okudum sadece. Ve inanın okuduğum hiçbir şeye şaşırmadım. Yani bana 'aa öyle miyimiiiiş?' dedirten hiçbir şey yoktu. Kitap bu haliyle güzel evet ama keşke 184 sayfa değil de 584 sayfa olsaydı ve biz bu karakteri çok daha iyi tanısaydık..
" Auri gerçeğin farkındaydı. Dünyada hareket ederken daha nazik olmak gerekirdi. İşlerin gidişatını bilirdi. Adımlarını daima bir kuş kadar hafif atmazsan tüm dünya kalkıp seni ezmeye gelirdi. Oyun kartlarından bir evmişsin gibi. Taşlara çarpan bir şişymişsin gibi. Sıcak nefesi arzu ve şarap kokan bir elin sertçe zapettiği bir bilekmişsin gibi. . ."

Rothfuss'un her söylencesinin ardından neden koyu bir hüzün ince tabakadan yapısıyla kaplıyor yüreğimi? Kulaklarıma dolan melodilerin barındırdığı anlamlar nasıl da böyle hem her zerreyi dağıtıp hem de olmaları gereken yere yerleştirebiliyor? Ben nasıl da hem karakter hem cümle hem sır hem şarkı olup çıkıveriyorum?
Auri'nin öyküsü idi bu. Şeyaltı'nın öyküsü. Kendisi içerisinde düzgün olmayanların öyküsü bu ve yalnızların..
Kral katili güncesini okuyup Auri karakterinin hayatını merak ediyorsanız işte bu kitap tam sizlik fakat daha fazlasını arıyorsanız malesef bulamayacaksınız. Hayatımda okuduğum en değişik karakterin bir haftalık hayatını yaşıyıp o garip yaşayışına ve hayatına bakışına ortak olmak çol güzeldi. Evet garip bir öykü ama okuyanlar bilir Auri de zaten normal birisi değil o yüzden ben hiç garipsemeden okudum. Eğer bunları bilir de kitabı okursanız iyi edersiniz yoksa kitaptan zevk alabileceğinizi düşünmüyorum.
Üniversite nin derinliklerinde karanlık bir yer vardır. Kadim koridorların ağ gibi örüldüğü ve çok uzun zaman önce terk edilmiş odaların birbiri ardına sıralandığı bu yeri çok az kişi bilir. Auri.. Yalnızlığın kalabalığı....
Patrick Rothfuss yeni bir kitap çıkardı haberini duyunca kitabı ilk çıktığı gün alıp bitirdim. Yine beklediğim gibi yazarın büyüsüne kendimi bıraktım. Rüzgarın adı ve Bilge Adamın Korkusu gibi bir kitap olmasa da çok sevdiğim bir karakter olan Auri'nin 6 gününü anlatan bir kitap. Farklı ama bir o kadar da güzel.
Onun adı Auri, belki onu duymuşsunuzdur.
Kralkatili Güncesi serisinin belki de en gizemli karakteri olan Auri'nin kendi dünyasını, geçirdiği altı günü ve yaptıklarını anlatan serinin 2.5'uncu kitabı. Sessizliğin Müziği olarak dilimize çevrilmesi gerçekten mükemmel olmuş durumda zira anlatılan hikayeye tam oturmuş. Genç kızımız Auri'nin Kvothe için seçmesi gereken üç özel hediyeyi ne şartlar altında seçtiği, günlerinin nasıl geçtiği ve hayatın olmadığı Şeyaltı'nda deli dolu bir hayat sürmeyi başardığı hikayede sürekli yüzümü gülümseten illüstrasyonlar da olağanüstüydü. Serinin üçüncü kitabı olan Taş Kapılar'ı beklerken bir nebze de Kralkatili Güncesi açlığımı giderdi diyebilirim. Yazarın böyle bir karaktere de ışık tutması fikri gayet hoş.
Rüzgarın Adı ve Bilge Adamın Korkusu kitaplarından sonra belki de beklentim arşa değerek kitabı okuduğum için büyük bir hayal kırıklığı yaşadım.

Hikayenin son derece naif olan karakterlerinden Auri'nin yaşamının bir kesitini anlatıyor kitap. Dili anlaşılır.
Hiçbir şey başka bir şey değildi. Hiçbir şey olmaması gereken bir şey değildi.
Patrick Rothfuss
Sayfa 133 - İthaki Yayınları
Durum tıpkı Mandrag'ın dediği gibiydi: Simyanın onda dokuzu kimyaydı. Ve kimyanın onda dokuzu beklemekti.
Peki ya diğer parça? Onluğun o incecik biri?
Bir dünyada yaşamanın düşüncesiyle ürperdi: Hiçbir
şeyin mükemmel, hiçbir şeyin güzel ve doğru olmadığı bir dünyada.
Patrick Rothfuss
Sayfa 127 - İthaki Yayınları
Bu durum Auri'yi canından bezdiriyordu. Fakat genç kız dünyayı kendi arzularına boyun eğmeye zorlamaması gerektiğinin farkındaydı. Adı sanki içindeki bir sızının yankısıydı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sessizliğin Müziği
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053754527
Kitabın türü:
Çeviri:
Cihan Karamancı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
“Rothfuss nereye giderse gitsin bir şarkıcının bir şarkıyı yanında taşıması gibi bizi de yanında götürecek.” – Ursula K. Le Guin Üniversitenin derinliklerinde karanlık bir yer vardır. Kadim koridorların ağ gibi örüldüğü ve çok uzun zaman önce terk edilmiş odaların birbiri ardına sıralandığı bu yeri çok az kişi bilir. Genç bir kadın, Şeyaltı’nın sonu gelmez tünellerinde saklanıp, bu unutulmuş yerin kalbinde hayatını sürdürür. Bu genç kadın, gizemlerle dolu olan Auri’dir. Patrick Rothfuss Sessizliğin Müziği’nde yalnızca Auri’nin tatlı sert yaşamından küçük bir macerayı anlatmıyor, genç kadının tüm yaşadıklarından izler taşıyan bu macerayla bize, Auri’nin neşeli olduğu kadar tekinsiz de olan dünyasını karakterin gözlerinden görme fırsatı sunuyor. Ayrıca bu hikâye sayesinde okur, Kralkatili Güncesi serisinin en esrarengiz karakteri Auri’nin bildiği şeyleri öğrenme şansı da yakalıyor. Sessizliğin Müziği, parçalanmış bir dünyada yaşamaya çalışan parçalanmış bir kızın sır ve gizem dolu öyküsü...

Kitabı okuyanlar 135 okur

  • Gürcan Soysal
  • Gürcan Aksoytürk
  • Cem İplikçi
  • Yılmaz Can Diler
  • ilyas Karadeniz
  • Seda
  • Hüseyin akkaya
  • Anıl Yarka
  • Samet Şengül
  • cansu çiftçi

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.6
14-17 Yaş
%7.7
18-24 Yaş
%23.1
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%23.1
45-54 Yaş
%5.1
55-64 Yaş
%2.6
65+ Yaş
%2.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%50
Erkek
%50

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.5 (16)
9
%22.1 (15)
8
%25 (17)
7
%11.8 (8)
6
%7.4 (5)
5
%1.5 (1)
4
%5.9 (4)
3
%2.9 (2)
2
%0
1
%0