Kitaplarını okuyan herkes için psikolojik tahlilleri bu kadar derin,bu derece başarılı yapan bir adamın yaşadıkları da merak konusudur diye düşünüyorum. Bazen kitaplardan daha çok, kitabın yazılış hikayesi daha ilginç ve dikkat çekicidir.
İşte bu kitap ve yazılış hikayesi tam da öyle
Dostoyevski, Kumarbaz romanını 1866 yılında, yayıncısıyla yaptığı sözleşme nedeniyle içine düştüğü büyük borç batağından kurtulmak için, sadece 26 günde yazmıştır.
Tüm borçlarını kapatma karşılığında, yayıncısı Stellovski'ye verdiği sözü (iki yıl içerisinde yayınevinde basılacak bir novella yazma sözü ) tutamayan Dostoyevski, 1 Kasım 1866 tarihine kadar yeni bir roman teslim etmezse,bir gün bile geciktirirse yazdığı ve yazacağı tüm romanların hakları Stellovski’ye devir olacaktı.
Dostoyevski ne yaptı dersiniz?
Tam 23 ay boyunca hiçbir şey.
Bir arkadaşı kalan süreci hızlandırmak için stenografi yöntemini tavsiye etti.
Bu yoğun süreçte, zamandan tasarruf etmek amacıyla genç stenograf Anna Grigoryevna 'dan yardım almış ve romanı ona dikte ettirmiştir. Anna, notları hemen temize çekerek süreci inanılmaz hızlandırdı.Böylece roman 26 gün gibi kısa bir sürede tamamlandı.
Bu süreç, edebiyat tarihinin en hızlı ve baskı altında gerçekleştirilen edebi üretimlerinden biri olarak kabul edilir.
Romanın başarısı ve bu yoğun çalışma süreci, Dostoyevski ile Anna'nın daha sonra evlenmesiyle sonuçlandı.
Roman, Dostoyevski'nin kendi kumar bağımlılığı, yaşadığı finansal krizlerden izler taşıması nedeniyle otobiyografik bir romandır.
Kumar, aşk her türlü bağımlılığın bireyi nasıl iradesizleştirdiğini, "sahte güç" hissini, insanı çöküşe sürükleyen tutkularını anlatır.