Tolstoy bu Kreutzer Sonat eseri, Beethoven’ın Kreutzer Sonat’ından esinleniyor. (youtu.be/OF9fneQ50Us?si=...) Müzikteki tutku, çatışma ve gerilim, kitaptaki evlilik ve cinayet hikâyesine doğrudan gönderme yapıyor. Ama işin ironisi şu: Beethoven’ın sonatı coşkuyu, insanın içindeki kontrol edilemez duyguları anlatırken; Tolstoy aynı başlık altında tutkuyu, cinselliği ve hatta müziğin kendisini lanetliyor.
Yani Lev Tolstoy , bir sanat eserine gönderme yaparak aslında sanatın insanda uyandırdığı şeyleri mahkûm ediyor. Kreutzer Sonat dinlenirken Pozdnışev’in karısıyla kemancı arasında bir şeyler başlıyor. Tolstoy burada müziğin “ahlaksızlığa” aracılık ettiğini ima ediyor. Bu yüzden kitap boyunca bir çelişki var: Sanatı kullanarak sanatı suçluyor.
Her fikrini İncil’e dayandırarak ilerliyor. Amaç evlilik kurumunu, kadın-erkek ilişkilerini, cinselliği sorgulamak gibi görünse de varılan nokta şu: Kadın bedeni üzerinde erkek hakkı, cinselliğin tamamen baskılanması, ahlakın tek bir kaynaktan çıkarılması.
Son sözde ise iyice netleşiyor: Pozdnışev’in söyledikleri Tolstoy’un kendi düşünceleri. Ve bu düşüncelerin temeli İncil. Yani Tolstoy’un “Kreutzer Sonat”ı, Beethoven’ın tutku dolu eserine bir cevap değil, onu yok saymaya çalışan bir manifesto.
Kitap bu yüzden hem çarpıcı hem de çok sorunlu. Çünkü Tolstoy, sonatın adını kullanıp ruhunu reddediyor.
Kreutzer Sonat da bu kadar sert bir bekarlık ve saflık savunurken, Lev Tolstoy kendisinin evli olması ve hala eşiyle sorunlar yaşaması büyük bir ironiydi. Hatta karısı Sofya, Tolstoy'un bu fikirlerinden dolayı çok acı çekmiş; "Gençliğinde her şeyi yaptı, şimdi yaşlanınca dünyayı manastıra çevirmeye çalışıyor" minvalinde eleştirilerde bulunmuştur.
İyi okumalar dilerim.
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma