Onca Yoksulluk Varken, Romain Gary’nin (Émile Ajar mahlasıyla) yazdığı, görünürde sade ama derininde sarsıcı bir metin. Roman, küçük bir çocuğun gözünden anlatıldığı için dili naif, hatta yer yer kırık ve masum; fakat tam da bu dil, anlatılan yoksulluğun ve yalnızlığın ağırlığını daha da çarpıcı kılıyor.
Momo’nun dünyası, toplumun kıyısında kalan insanların sessiz çığlığı aslında. Madame Rosa ile kurduğu ilişki, klasik anne-çocuk bağının ötesinde; bir tür hayatta kalma ortaklığı, bir dayanışma hali. Gary burada yoksulluğu sadece ekonomik bir durum olarak değil, duygusal ve toplumsal bir eksiklik olarak ele alıyor.
Romanın neredeyse “umursamaz” bir çocuk diliyle yazılması hikayenin en büyük ironisi. Bu da okuyucuda daha derin bir etki bırakıyor. Yer yer absürt, yer yer hüzünlü, ama her zaman insana dair.
“yoksulluk” kelimesini yeniden düşündüren, insanın içini sessizce burkan ama aynı zamanda sıcacık bir hikâye.
Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar)