·81 syf.····Okunma: 11 Nisan 2026 19:08 Geçenki yazımda "aşktan geriye kalan yalnızca mide bulantısıdır" demiştim. Hemen ardından Mide Ağrısı isimli kitaba başlamam, sanırım tesadüften öte bir anlam taşıyor. Bir öykü-deneme seçkisi olan bu kitapta, her sayfa sonunda midemde fiziksel bir ağrı hissettim sanki.
Yazar şöyle diyor:
"Sana bir sır vermek isterim; hayatımız, asla kavuşamadığımız insanların midemizde yarattığı bir sancıdır. Kavuşamamak, bu dünyanın kalp değil, mide ağrısıdır."
Diyor yazar ve benim de midem çok ağrıyor bugünlerde. Ayrılmak, temelde bir bağın kopmasıdır. Oysa kavuşamamak; o bağın varlığını her köşede bilmek, her an ayağınıza takılacağını hissetmek gibi değil de elinizden tutan birinin, tam köşeyi döndüğünüz anda elinizi bırakması gibi...
Bazı insanlarda yürüyen merdivende karşılaştığımız gibi değeriz bazen birbirimize; bir anlık bir temas ama bir ömür sürecek bir etki... Yaşamlarımız böyle böyle teğet geçer işte; birbirine paralel iki doğrunun bir gün birbirine karışması umuduyla sonsuzluğa uzanması gibi.
Kitabı çok samimi buldum; sanki yazarla karşılıklı kahve içiyormuşuz hissini veriyor. Kesinlikle tavsiye ederim.