Gönderi

E ile e Arasında
Küçük halime bir şey söylemek istesem, sesimi yumuşatırdım önce. Korkutmadan, kaçırmadan. “Büyüyünce geçecek mi?” diye sorardı belki. Geçmeyecek ama değişecek, derdim. Şimdi sanırım görüyorum onu saklanıyor köşede. Dizlerini kendine çekmiş, etrafı dinliyor ama aslında hiçbir şeyi tam anlamıyor. Yanına yavaşça yaklaşıyorum. Acele etmiyorum. Çünkü biliyorum, hızlı gelen her şey onda korku bırakıyor. Dizlerimin üstüne eğilip göz hizasında bakıyorum ve sonra omzuna kafamı yaslıyorum. Bana bakıyor, uzun uzun tanıyamıyor, bakışlarımda yorgunluk ve sertlik görüyor. e(6): Sen misin? diyor sonunda. Sanki emin olamıyor. E(24): Benim, diyorum. “Sadece biraz zaman geçmiş.” e: Büyüdün mü? diye soruyor. Evet demiyorum hemen. Çünkü büyümek dediğim şey, onun sandığı gibi bir şey değil artık. E: Kimse tam büyümüyor. Sadece küçüklüğünü saklamayı öğreniyor. Büyümek dedikleri şey, biraz da herkesin bildiği kelimeleri hiç anlamıyormuş gibi yapmak. (Biraz duruyorum. Onun anlayabileceği kadar yavaş konuşuyorum.) e: Çok değişmişsin gibi. E: Ben de seni bazen çok net hatırlıyorum. Ve o zaman hiç değişmemişim gibi geliyor. e: Karanlıktan korkuyorum bazen. E: Ben de. Ama artık biliyorum… karanlık, ışığın yan etkisi. Sonra sesi küçülüyor: e: Ben bazen kimse beni duymuyor sanıyorum. İçim burkuluyor. Gözlerindeki masumluğa bakıyorum. E: Duyulmak her zaman sesle olmuyor. O, anlamıyor gibi bakıyor. e: Ben kötü müyüm? E: Hayır. Sadece çok erken öğrenmek zorunda kalmışsın bazı şeyleri. Susmayı. Kendini saklamayı. Kırılınca belli etmemeyi. e: Beni saklar mısın? Biri bulacak diye korkuyorum. E: Seni saklamıyorum, seni içimde kimsenin bakmadığı bir yerde taşıyorum. e: Beni büyütmeye çalışacak mısın? E: Hayır. Seni olduğun gibi bırakacağım. Çünkü zaten büyümesi gereken benim. Ben de onun yanında kalıyorum. Hiçbir şeyi düzeltmeden. Sadece onun küçüklüğünü incitmeden. Ben onu artık bırakmıyorum. Ne sustuğunda, ne korktuğunda, ne de kimse görmediğinde. Onun küçüklüğü, benim eksikliğim değil. Benim en gerçek yerim. Ve şimdi… ilk kez, ikimiz de saklanmıyoruz. 𝑆𝑒𝑖𝑟𝑖𝑜𝑠𝑒𝑙𝑙𝑖𝑠 youtu.be/eJGib7rcT6M?si=...
1000Kitap
··
9,3bin Gösterim
5 Yorum
Bu vesile ile, Yıllarca izlediğimiz filmler meclisler vs de karşımıza çıkan, -"çocuk çocuk olma" -"Senin bu yaptığın çocuk işi" -"Çocuk oyuncağı bu" Gibi söylemlerle aslında küçümseme aracı olarak kullanlara karşı gelmem gerektiğini anladığım , çocukluğuma sevgiler gönderiyorum.
E
Gönderi Sahibi
Sanırım küçümseme yerine, o masumluğa övgü gibi gelmeli diye düşünüyorum Vesile olduysam ne mutlu 🙏🏼🙏🏼
E
Gönderi Sahibi
@obalionur Tam büyümemek belki de en gerçek hâlimiz..
Çok güzel. Küçük e'ye sevgiler, büyük E'ye saygılar...
Bu yorum görüntülenemiyor
Geçmeyecek ama değişecek
E
Gönderi Sahibi
:')
Reklam
Bu yorum görüntülenemiyor
E
Gönderi Sahibi
Ali BabaAli Baba Çok teşekkür ederim 🙏🏼
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.