"Dünya böyleydi işte... Kiminin parası vardı, kiminin imanı. Kiminin de ne parası vardı, ne de imanı. Sadece canı vardı, o da boğazına takılmıştı."
Merhaba dostlar, sizleri çok sevdiğim ve kitaplarını zevkle okuduğum usta yazar Orhan Kemal'in "Cemile" kitabıyla saygı, sevgi ve hürmetle selamlıyorum...
Orhan Kemal kitaplarında hayatın tam merkezinden hikayelere yer veriyor. Belki de kitaplarını severek okumamız bu yüzden...
Kitaba gelecek olursam, Orhan Kemal’in kalemi, ekmek kavgasının içindeki insanı en çıplak ve en sıcak haliyle anlatır. Cemile, sadece bir aşk hikâyesi değil; Çukurova’nın tozlu fabrikalarından yükselen direnişin, emeğin ve onurun romanı.
Kitapta Boşnak kızı Cemile’nin saflığı ile fabrikanın katı gerçekliği arasındaki o ince çizgide yürürken, yazarın "küçük insanlara" duyduğu sonsuz şefkati her satırda hissediyorsunuz. Okurken hem hüzünlendiren hem de umudu diri tutan bir klasik. Emeğin ve sevdanın birbirine dolandığı o eşsiz atmosferi çok derinden hissettim...
Kitabın devam kitapları varsa yorumda belirtir misiniz... Sanki hikaye yarım kaldı gibi hissettim.
Kitaba notum 8,5/10
İnsanoğlu kuş misaliydi... Bugün buradaysa, yarın nerede olacağı belli olmazdı.
Fakirliğin gözü kör olsun derler ama asıl kör olan, fakirin halinden anlamayan zenginlerin gözüdür.
İnsanın onuru, karnının tokluğundan daha önemliydi bazen. Cemile, bunu o dik duruşuyla herkese kanıtlıyordu.
Sevmek, sadece birini beğenmek değil; onunla birlikte dünyanın yükünü omuzlamayı göze almaktı.
Kalp, mantığın bittiği yerde başlar; hele ki işin içine sevda girdiyse, fabrikadaki çarklar bile başka türlü döner.
Fakirliğin gözü kör olsun derler ama asıl kör olan, fakirin halinden anlamayan zenginlerin gözüdür.
#cemile #orhankemal #everestyayınları #kitapalıntıları #kitaplarındünyası #beyceli #nisanokumalarım #kitaptavsiyesi #okudumbi̇tti̇