Amerika kendi gücünün en erken aşamasındadır.
Bu ülke tam olarak uygarlaşamamıştır. Amerika, tıpkı on altıncı yüzyıldaki Avru­pa gibi, hala barbar bir yapıya sahiptir. (bu bir ahlaki yargıla­ma değil, bir tanımlamadır). Onun kültürü biçimlenmemiştir. Onun isteği güçlüdür. Onun duyguları onu farklı ve karşıt yönlere yönlendirir.
Sayfa 55 - Pegasus Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
·
718 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yahya Saygan
Gönderi Sahibi
Kültürler üç durumun birinde yaşarlar. Birinci durum barbarlıktır. Barbarlar kendi köylerinin geleneklerinin do­ğanın yasası olduğunu ve buna uymayan kişilerin cezalan­dırılması gerektiğini düşünürler. Üçüncü durum çöküştür. Çökenler başka hiçbir şeyin kendi düşüncelerinden daha iyi olmadığına inanırlar. Onlar her şeye karşı bir küçümseme ile bakarlar. Onlara göre hiçbir şey savaşmaya değmez. Uygarlaşma ikinci ve en nadir bulunan durumdur. Uy­garlaşmış insanlar kendi zihinlerinde iki karşıt düşünceyi dengeleyebilirler. Onlar bunların her ikisinin de doğru oldu­ğua inanırlar ve kendi kültürlerini bu doğrulara yaklaştır­maya çalışırlar. Aynı zamanda, onlar zihinlerini kendilerinin hatalı olabileceği olasılığına açık tutarlar. Kültürler barbarlık­tan uygarlaşmaya ve ardından çöküşe geçerler. Uygarlaşmış İnsanlar seçici olarak fakat etkin bir şekilde savaşırlar. Açık bir şekilde tüm kültürler hem barbar, hem uygarlaşmış hem çürümüş insanlardan oluşmaktadır ancak her bir kültür bir ilke tarafından farklı zamanlarda etki altında bulunurlar. Avrupa on altına yüzyılda barbardı. Hıristiyanlık ilk fe­tihlerle yayılıyordu. Avrupa on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda uygarlaşma durumuna geçti ve ardından yirmin­ci yüzyılda çöküş dönemine girdi. Amerika Birleşik Devletle­ri kendi kültürel ve tarihsel yolculuğunun yalnızca başında bulunmaktadır. Şimdiye kadar belirli bir kültür oluşturma konusunda yeterli olamamıştır. Dünyanın çekim merkezi oldukça, kendi kültürlerini geliştirecektir. Amerika sağ kanadın Müslümanları hakir gördüğü ve sol kanadın kadın haklarını hakir gördüğü bir yerdir. Bu tarz farklı bakış açıları kişilerin kendi değerleri içinde birbirlerine bağlanmıştır. Ve tüm barbar uluslarda olduğu gibi, Amerikalılar kendi doğruları için kavga etmeye hazırdırlar. s.56