"Şeker Portakalı" (Meu Pé de Laranja Lima) José Mauro de Vasconcelos'un 1968'de yayımlanan romanı. Brezilya edebiyatının en sevilen eserlerinden. Türkiye'de de özellikle genç okurlar arasında çok popüler.
*Konu:*
5 yaşındaki yoksul ve hayal gücü çok geniş bir çocuk olan Zezé'nin hikayesi. Babası işsiz, evde şiddet var, Zezé yaramazlığı yüzünden sürekli dayak yiyor. Tek sığınağı arka bahçedeki küçük şeker portakalı fidanı. Onunla konuşuyor, dertleşiyor, hayaller kuruyor. Bir gün “Portuga” dediği Manuel Valadares ile tanışıyor ve hayatında ilk kez gerçek sevgiyi tadıyor.
*Temalar:*
- *Çocukluk ve Masumiyet*: Zezé'nin hayal dünyası, yetişkinlerin sert gerçekliğiyle çarpışıyor.
- *Yoksulluk ve Şiddet*: Aile içi şiddet ve ekonomik zorlukların çocuk üzerindeki etkisi çok çarpıcı işleniyor.
- *Sevgi ve Kayıp*: Şeker portakalı fidanı ve Portuga, Zezé için sevginin sembolü. Kaybetmek zorunda kalınca büyüyor.
- *Hayal Gücü*: Zor bir hayatla baş etmenin tek yolu olarak hayal kurmak.
*Önemli Noktalar:*
- Roman otobiyografik öğeler taşıyor, Vasconcelos'un kendi çocukluğundan izler var.
- Dili çok sade ama duygusu çok yoğun. O yüzden çocuk kitabı gibi başlıyor, ama yetişkinleri ağlatıyor.
- "Acı çekmek, ölmekten beterdir" gibi unutulmaz cümleleri var.
*Etkisi:*
Türkiye'de 1983'te çevrildi ve milyonlar sattı. Pek çok kişi için "ilk kez bir kitapta ağladım" dedirten eser oldu. Zezé'nin "neden büyükler çocukları anlamaz?" sorusu hala geçerli.