Gönderi

Ying Yang
8/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Satranç, iki zıt hayatın kesiştiği bir oyun... Bir tarafta Mirko Czentovic var. Erken yaşta ailesini kaybedip bir papazın yanında büyüyen, hayatı boyunca hiçbir alanda başarı gösterememiş; okuma-yazmadan, hatta dört işlemden bile bihaber bir genç. Ancak bir gün, önüne çıkan bir fırsatla kendisinin dahi farkında olmadığı dehasını keşfediyor. Satranç. ​O günden sonra Mirko için hayat yeniden başlıyor ancak bu başarı onu daha kibirli ve egoist birine dönüştürüyor. Peki, sizce neden? Bana kalırsa ona hak vermemek elde değil. Hayata, ailesini kaybetmiş olmanın verdiği derin boşlukla "1-0" geride başlıyor. Yanında yetiştiği papaz iyi bir insan olsa da o soğuk resmiyet ve ciddiyet, Mirko’nun ruhuna hep ters düşüyor. Belki utandığı için, belki de yaşadığı psikolojik travmalar nedeniyle konuşmuyor, okumuyor veya yazmak istemiyordu. Çevresindekilerin ona yardım etmek yerine "kuş beyinli" damgası vurması ise kabul edilebilir bir durum değil. Bu yüzden, zeka ve strateji gerektiren satrançta kendini kanıtlayınca, yılların birikmiş hıncıyla insanlara üstünlük kurma isteğini hoş karşılayabilirim. ​Öte yandan, Avukat Dr. B. var. Nazi işgali altındaki bir dünyada ya fiziksel şiddet ya da ölümle yüzleşeceğinizi sanırsınız. Fakat Dr. B. bunlardan çok daha yıkıcı olanıyla karşılaşıyor. Psikolojik şiddet. Yıllar boyunca, içinde oyalayacak tek bir nesne dahi olmayan dört duvar arasında, sadece kendiniz ve sessizlikle baş başa kaldığınızı hayal edin... Dr. B.’nin serüveni, bir sorgu bekleyişi sırasında çaldığı kitapla başlıyor. Büyük bir edebiyat eseri okuma hayaliyle odasına giderken, bunun sadece bir satranç rehberi olduğunu görünce başta hayal kırıklığına uğruyor. Ancak bu kitabın hayatını kurtaracağından henüz habersizdir. ​Tüm vaktini kitaba ve kendi imkanlarıyla yaptığı satranç takımına adıyor. Tam aklını yitireceğini düşünürken kendine bir uğraş buluyor fakat zamanla kitaptaki her şeyi ezberleyip kendi kendine oynamaya başladığında, aklını korumak için sığındığı bu oyun ruhunu ele geçirmeye başlıyor. Bu zihinsel bölünme bir sinir krizine dönüşüyor ve ancak bir doktorun yardımıyla bu cehennemden kurtulabiliyor. ​Ve sonunda, bu iki kahraman bir gemide buluşuyor. Başta hayatı "siyah" kadar karanlık olan ve aşağılanan Mirko Czentovic, zaferlerle dolu "beyaz" bir dünyaya ulaşıyor. Hayata "beyaz"la, yani ayrıcalıklarla başlayan Dr. B. ise savaşın gölgesinde "siyah"ı iliklerine kadar yaşamak zorunda kalıyor. Hayat hepimiz için böyledir aslında; tıpkı bir satranç tahtasının üzerindeymişiz gibi, siyahı da beyazı da bir şekilde tecrübe ederiz.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,2bin okunma
·
24 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.