·408 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Nisan 2026 22:10 "SİBİRYA'DAN BALKANLARA
ŞAMANLAR VE CADILAR"
"Sibirya şamanlarının örgütlü ve kendine has bir sınıf oluşturup oluşturmadıklarını söylemek güçtür. Elimizdeki bu verilerden yola çıkarak bir nevi ruhban kasti şeklinde, böylesi münferit bir toplumsal sınıfın bulunmadığı söylenebilir. Güçleri ve çeşitli türdeki tanrı ve ruhlarla olan ilişkilerine binaen farklı mevkilerde bulunabilseler de aralarında hiyerarşik bir ayrım olduğu da söylenemez. Yakut şamanları kudretlerine göre üç zümreye ayrılırlar. Ak ve kara ayrımı, yani özellikle iyi bir ya da kötü varlıklarla münasebete giren şamanlar için yapılan ayrım Yakutlarda mevcut değildir. “Emekhet”lerin kudretine göre Yakut şamanları aşağı, orta ve ulu olarak ayrılırlar."
Bir akademik derleme nasıl okunur sorusuna yanıt arayanlar için bu kitap, aslında soruyu baştan değiştiriyor:
“Neden bir akademik derleme heyecan verici olmasın?”
Ceren Sungur editörlüğünde hazırlanan çalışma, tam da bunu yapıyor. 21 makale, farklı coğrafyalar, farklı disiplinler, farklı yazarlar… Karmaşa olma potansiyeli yüksek bir malzeme, ama öyle değil.
Şaman… İnsanlık tarihinin kenarına iliştirilmiş bir figür değil; aksine, kültürlerin derinliklerinden süzülüp gelen, toplumların anlam arayışına yön veren güçlü bir aracı. Her toplumun kendi normları içinde şekillenen bu figür, yalnızca bir “ruh çağırıcı” ya da “büyücü” değil; aynı zamanda bir anlatıcı, bir şifacı ve çoğu zaman görünmeyenle görünen arasında köprü kuran bir rehberdir.
Şamanizm, çok eski devirlerden itibaren Orta Asya’daki Türk halklarının inanç sistemlerini ve bu inanca bağlı olarak geliştirdikleri teknikleri ifade eden bir terim. Şamanlar ise; bir din görevlisi, şifacı ya da büyücü olarak karşımıza çıkıyor. Türklerin İslamiyet’e geçmeden önceki inanç sisteminin temelini oluşturduğu öngörülen bu kadim gelenek, eserde tüm detaylarıyla ele alınıyor.
Popüler kültürde cadı denildiğinde akla gelen ilk şey: çalı süpürgesi üzerinde gökyüzünde süzülen bir kadın. Hatta Cadılar Bayramı’nda kadınlar için en çok tercih edilen kostümlerden biri… Peki bu cinsiyetçi klişe nereden geliyor?
Eser, bu sorunun cevabını Orta Çağ’da büyüye olan bakış açısında ve büyücülük “suçunun” kadınlara ve erkeklere atfedilme biçimlerinde arıyor. Cadılık, sanıldığı gibi yalnızca kadınlara özgü bir olgu değil; kitap, konuyu tüm yönleriyle ele alıyor.
Bu yazıya ilham veren iki önemli isim ise. Carlo Ginzburg ve Evliya Çelebi. Farklı yüzyıllarda yaşamış olsalar da, ikisi de insanlık tarihinin “sıradışı” olarak etiketlenen alanlarına cesurca eğilmiş, görünmeyeni görünür kılmaya çalışmışlardır.
Ginzburg’un 1966 yılında yayımlanan Gece Savaşları adlı çalışması, cadılık ve Şabat inançlarının yalnızca yerel değil, Avrasya’nın geniş coğrafyasına yayılmış ortak kökenlere sahip olabileceğini öne sürerek akademik dünyada önemli bir tartışmanın kapısını aralamıştır. Bu yaklaşım, “şaman” figürünü de yeniden düşünmemize neden olur: Acaba farklı coğrafyalarda karşımıza çıkan bu benzer ritüeller ve inanç biçimleri, ortak bir kültürel hafızanın izleri mi?
Öte yandan Seyahatname ile tanıdığımız Evliya Çelebi, 17. yüzyılda yaptığı yolculuklarda yalnızca şehirleri, insanları ve gelenekleri değil; aynı zamanda “acaib ve garaib” olarak tanımladığı sıra dışı olayları da kayıt altına almıştır. Onun anlatılarında cadılar, büyücüler ve doğaüstü unsurlar; halkın inanç dünyasının ayrılmaz bir parçası olarak yer bulur. Bu da bize şunu gösterir: Şamanik ya da büyüsel pratikler, yalnızca mitlerde değil, gündelik hayatın içinde de varlığını sürdürmüştür.
Bu iki ismin ortak noktası, bilinmeyene duydukları merak ve bu merakı disiplinli bir araştırmaya dönüştürme becerileridir. Onların izinden giderek oluşturulan bu derleme, yalnızca geçmişi anlamaya yönelik bir çaba değil; aynı zamanda bugünün dünyasında hâlâ yankı bulan kadim inançların izini sürme davetidir.
Belki de en önemli soru şu: Şaman gerçekten geçmişte kalmış bir figür mü, yoksa modern dünyada farklı biçimlerde yaşamaya devam eden bir bilinç hâli mi?
Bu derleme, kesin cevaplar vermekten çok yeni sorular sormayı amaçlıyor. Çünkü bazen en değerli keşifler, bir cevaptan değil; iyi sorulmuş bir sorudan doğar.
Tek bir yazarın ya da tek bir kültürün bakışına hapsolmayan kitap, şaman ve cadı figürlerini “alelade figürler” olmaktan çıkararak, içinde yaşadıkları kültürel normların kendilerine yüklediği vazifeleri üstlenmiş kişiler ele almış.
1- Cadılar ve Şamanlar - Carlo Ginzburg (Emek Akman)
2- Şamanizm ve Cadılık - Gábor Klaniczay (Emek Akman)
3- Sibirya ve Avrasya'da Şamanizm 1 - V.M. Mikhailovskii (Emre Hepdeniz)
4- Sibirya ve Avrasya'da Şamanizm 2 - V.M. Mikhailovskii (Emre Hepdeniz)
5- Orta Asya Şamanizminde Transvestizm İzleri - V.N. Basilov (Hakan Mutlu)
6- Ruhlar Tarafından Seçilmek - V.N. Basilov (Oğuzcan Acar)
7- Avrasya Şamanizminde Uyuşturucu Maddeler Üzerine Düşünceler - Ake Hultkrantz (Erhan Şen)
8- Ugor Halkları ve Doğu Finlerinin Bazı İnanışları - John Abercromby(Ceren Sungur)
9- Fin - Uğor Şamanizminde Ruhlar Tarafından Ele Geçirilme - Carla Corradi Musi (Gökçen İleri)
10- Kıskançtır Bütün İnsanlar, Her Kapının Ardında Cadılar Var /Fin Cadıları ve 17. Yüzyıl Cadılık Davaları - Marko Nenonen (Tuğçe Belkıs Carfi)
11- Eski Estonya Dininde Ruh Arayışları - Tarmo Kulmar (İlker Artıran)
12- Estonya Cadı Mahkemelerine Yansıyan Halk İnanışları ve Efsaneler - Ülo Valk (Ceren Deniz)
13- Macar Şamanizmi Araştırma Materyali ve Tarihçesi - Jeno Fazekas (Ahmet Güzel)
14- Taltosun Yolu: Bir Dini Büyü Uzmanının Eleştirel Bir Yeniden Değerlendirmesi - László Kürti (Derviş Sağırgürgen)
15- Karşılaştırmalı Bir Bakış Açısından Lapon Şamanizmi - Ake Hultkrantz(Deniz Ege Altınçiçek)
16- 1962'de Cadılıkla Suçlanan Bir Saami Şaman - Liv Helene Willumsen (Selin Toparlak)
17- Bölgeleri Koruyan Balkan Demonları - Anna Plotnikova (Arya B. Zencefil)
18- Geçmişte ve Günümüzde Bulgar Köylerinde Cadılar ve Rahipler -Iveta Todora -Pirgova (Battal Cihan Atmaca)
19- Şeytani Mitografiler (Slav ve Balkon Etno-Hermenötiği Üzerine Notlar) - Florentina Badalanova Geller (Ahmet Güzel)
20- Orta Balkanlarda Cadılık I: Cadıların Nitelikleri - T.P. Vukanovic (Oğuzcan Acar)
21- Orta Balkanlarda Cadılık II: Cadılara Karşı Korunma - T.P. Vukanovic (Oğuzcan Acar)
Sibirya’dan Balkanlar’a uzanan çok geniş bir hat üzerinde yaşayan çeşitli toplulukların Şamanizm, cadılık ve büyücülük hakkındaki inanışlarının yer aldığı eserin, oldukça kapsamlı ve donanımlı bir araştırma ürünü olduğu aşikâr.
Şamanlık, Şamanizm, cadılık ve cadılar… Bu kavramlar çoğumuz için ya mistik bir merak ya da popüler kültürün şekillendirdiği klişelerden ibaret. Tarihin derinliklerindeki bu özellikler her detayıyla fazlasıyla güzel anlatılmış ve araştırılmış.
Kültür tarihine, antropolojiye, folklore merakınız varsa bu eser tam size göre.
Kitapla Kalın.