ölmek ya da ölmemek işte bütün mesele bu.
en eski metinlerden, düşünürlerden günümüze kadar olan belli başlı ölüm fikirleri derlenip toparlanmış, iki kapak arasına güzelce alınmış.
en sevdiğim şeylerden biri de okumaya niyetlendiğim kimseleri, bir ölüm seçkisiyle görme fırsatına erişmişliğim. acaba ne yazmış diye meraklandıklarımı, ölmek üzerine satıra döktükleriyle tanıdım sayılır.
kitabı bir seferde okuyunca en bunaldığım ve anlamakta zorlandığım yerlerin aydınlanma çağındaki düşünürler sonrasıyla ortaya çıktığını fark ettim. önceki dönemlerde ölüm üzerine düşünceler karmakarışık değil çünkü, açık ve ibret alınası duruyordu. ne zaman ki insanlık, düşünme eyleminde ilerlediğini anons etti, ölüm kavramı da okuyucu olarak beni o zaman yormaya başladı. yine de anlayamamak benim acizliğimden. eminim oralarda da kayda değer şeylerden bahsedilmişti. ve son kısımlarla birlikte günümüz dünyasındaki ölüm düşüncesine bakış çok fiyakalı durmuş. akıp gitti metin.
iyi ki böyle bir kitap ortaya çıkarılmış, hocayı tebrik ederim ellerine, emeklerine sağlık derim. nasıl yaşayacağız diye bunalıp soruldukça açılıp okunabilir. evladiyelik bir eser.