Puan vermedi·112 syf.··
2022 35. kitabı
Albert Camus'nun Yabancı (orijinal adı: L'Étranger) romanı, 20. yüzyıl edebiyatının en önemli ve etkili eserlerinden biridir. 1942 yılında Fransa'da Gallimard yayınevi tarafından yayımlanmıştır. Camus bu romanı İkinci Dünya Savaşı sırasında, Nazi işgali altında yazmıştır. Roman, Cezayir'de (o dönemde Fransız sömürgesi olan Algiers'te) yaşayan Meursault adlı bir adamın hayatı üzerinden anlatılır. Hikâye iki bölüme ayrılır: Birinci bölüm: Meursault'un günlük hayatını, annesinin ölümü, bir kadınla (Marie) ilişkisi, komşusu Raymond'la yaşadığı olaylar ve beklenmedik bir cinayet etrafında döner. Anlatım son derece sade, neredeyse duygusuz ve gözlemseldir. İkinci bölüm: Cinayet sonrası tutuklanma, mahkeme süreci ve idam beklentisiyle geçen zamanı kapsar. Romanın ünlü açılış cümlesi şöyledir: “Bugün anne öldü. Belki de dün, bilmiyorum.” Bu cümle, Meursault'un duygusal kayıtsızlığını ve romana hakim olan “yabancılaşma” hissini hemen hissettirir. Meursault: Romanın anlatıcısı ve anti-kahramanı. Hayata karşı aşırı kayıtsız, duygularını dışa vurmayan, toplumsal normlara uymayan bir adamdır. Ne annesinin ölümüne üzülür, ne sevgilisine “seni seviyorum” der, ne de geleceği planlar. Camus'nun “saçma” (absürd) felsefesinin somutlaşmış halidir. Marie: Meursault'un sevgilisi. Neşeli ve hayat dolu bir karakterdir; Meursault'un umursamazlığına rağmen ona bağlanır. Raymond Sintes: Meursault'un komşusu, kavgacı ve sorunlu bir adam. Temalar ve Felsefi Boyut Yabancı, Albert Camus'nun absürdizm (saçma felsefesi) düşüncesinin en iyi örneklerinden biridir. Camus, varoluşçulukla (existentialism) yakından ilişkilendirilse de kendini varoluşçu olarak tanımlamazdı. Ona göre:Evren ve hayat anlamsız ve saçmadır (absürd). İnsan anlam arar, ama dünya buna kayıtsızdır. Toplum, bireyin samimi duygularını (ya da duygusuzluğunu) kabul etmez ve onu “yabancı” ilan eder. Meursault, toplumsal kurallara (özellikle yas tutma, pişmanlık gösterme, Tanrı'ya inanma gibi) uymadığı için değil, kendisi olduğu için yargılanır. Mahkeme, cinayetten çok onun “kalpsiz” görünen tutumunu cezalandırır. Roman, yabancılaşma, ölüm, özgürlük, duyusal deneyim (güneş, deniz, sıcaklık gibi fiziksel hisler) ve birey-toplum çatışması gibi konuları işler. Camus, Sisifos Söyleni (Le Mythe de Sisyphe) adlı denemesinde bu felsefeyi daha sistematik açıklar: İnsanın saçma evrene karşı başkaldırısı, anlam yaratmadan yaşamayı kabul etmesiyle mümkündür. Meursault, romanın sonunda bu kabullenmeyle bir tür huzura kavuşur. Neden Önemli? Üslup: Camus, çok sade, kısa cümleli, neredeyse “soğuk” bir dil kullanır. Bu üslup, Meursault'un iç dünyasını ve evrenin kayıtsızlığını mükemmel yansıtır. Etki: 20. yüzyılın en çok okunan ve incelenen romanlarından biridir. Varoluşçuluk, absürd tiyatro ve modern edebiyatı derinden etkilemiştir. Eleştirel yön: Sömürgecilik dönemindeki Cezayir'i arka plan olarak kullanır; Arap karakterin isimsiz olması ve olayların gelişimi, dönemin toplumsal gerilimlerine de işaret eder.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,3bin okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.