Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya benim için öyle bir kitap ki, sayfaları çevirdikçe kendimi yormadan, neredeyse nefes alır gibi ilerledim. Şükrü Erbaş’ın dili, insanın içine işleyen bir sadelikle akıyor; ne fazla süs ne de gereksiz ağırlık var. Benim notlarımda en çok dikkatimi çeken şey, Erbaş’ın kendi iç dünyasını anlatırken aslında hepimizin ortak kırılganlıklarına dokunması oldu. Çocukluk hatıraları, yalnızlık ve en çokta keder sanırım… Bunlar bireysel bir iç döküş gibi görünse de okudukça içimizde bir fazlaca yankı uyandırıyor. Oldukça hızlı, akıcı geçen bölümler oldu. Metinler insanı yormuyor, adeta kendi iç sesini bulmana aracılık ediyor gibi. Bireysel okuma deneyimi olarak şunu söyleyebilirim: Ben okurken, kendi hayatıma dönüp bakabildim. Aynı noktalarda buluşup, anlayabildiğim noktaları tanımlayabildim. Erbaş cümleleri ile, kişisel bir iç döküşü duygulara yansıtarak yoğun ve yalın bir şekilde aktardığı için sizi dönüştürmeden uyandırıyor diyebilirim.
Ara ara dönüp bakmak istediğim cümleler, tekrar okumayı düşündüğüm, ihtiyaç duyabileceğim bölümler var. Bitmiş olabilir fakat tekrar dönüp düşünülmesi gereken bir iç yolculuk olarak tanımlıyor, kendisini şimdilik uğurluyorum
Şükrü ErbaşÇırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya