·238 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Nisan 2026 15:15 Puslu kıtalar atlası’nı okumak, kitabı okuyan okur nezdinde en hafif tabiri ile bir ayrıcalık, uzun ihsan efendi bir daha seni okuyamayacak olmak beni üzüyor açıkçası. Spoi vermeden nasıl ilerleyebilirim bilmiyorum ama kitapta dertliler, dilenciler, lağımcılar derken ne çok hikayeye şahitlik, ne çok kahramana yoldaşlık ettim, en çok bölümlerdeki, alakasız diyerek okumaya başlayıp sonrasında beni hayran bırakan kesişmeler beni etkiledi, ilk defa bu kitapla tanıştım yazarıyla, dilini çok sevdim, kitap tarihten çok fantastik bir kitap (eleştiriye açık) ki zaten kitapta yazar “ sen benim düşümsün, yaşayamadıklarımı düşümle sana yaşattım” diyerek bunu kanıtlıyor.
Bir sürü hikaye var ne alaka bu bununla dediğiniz an alakasını o kadar güzel yazmış ki yazar hayran olmamak elde değil, tabi bu benim görüşüm, seven kadar sevmeyen de varmış. Zevk meselesi:)
Velhasıl kelam İlber Ortaylı hocamın da dediği gibi kesinlikle okunmalı.
İyi vakitler dilerim.