Mahabharata II. Kitap “Sabha Parva”
Puan vermedi·268 syf.··
2026 3. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 21:47
Mahabharata Destanın ikinci kitabı “Sabha Parva” bir önceki kitapta sürgünde olan Pandavaların krallıklarını kurma ve kaybediş sürecini içermekle birlikte, kitapta güç, kıskançlık ve kader temaları işlenmekte. Bir önceki kitap Adi Parva’da Kral Shvetaki ateş sunularını çok sevdiğinden ve Tanrı Agni’ye çok fazla ateş sunusu düzenleyip çok fazla ghee sunup Agni’nin hastalanmasına, sindiriminin bozulmasına sebep olur. Hastalığına çare arayan Agni, Vishnu’nun göbek deliğindeki lotustan tüm alemleri yaratan Brahma’ya gider. Rab Brahma Agni’ye tedavi olarak katı şeyler yemesini tavsiye eder. Bunun içinse Tanrı Indra’nın koruduğu Nagaların mekanı Khandava Ormanını yakıp yiyebileceğini söyler. Agni Khandava ormanını ateşten kollarıyla sarıp her yutmaya çalıştığında Indra’nın müdahaleleriyle durdurulur. Bu esnada Agni sıkı iki dost olan Pandulardan Arjuna ve Vishnu’nun enkarnasyonu Rab Krishna ile karşılaşır ve durumu onlara anlatır. Krishna ve Arjuna Agni’ye yardımcı olabileceklerini söyler. Agni tekrar Khandava Ormanını yakmaya, yutmaya başlar. Indra’nın engellemelerini Krishna durdurur. Arjuna ise ormandan kaçmaya çalışanları tanrısal silahı Gandiva yayı ile vurur ve kaçmalarını engeller… Bu esnada yangından kaçmaya çalışan Danavalardan İblis Maya, Arjuna’ya kendini kurtarması için yalvarır ve Arjuna Ghandiva yayı ile Maya’yı vurmaz ve Maya yangından canını kurtarır… Sabha Parva bu noktadan sonra başlamakta; Mayasura Pandavalardan Arjuna’ya hayatını kurtardığı için karşılığını vermek ister. Mayasura aynı zamanda çok yetenekli bir mimardır. Arjuna alçakgönüllü olduğu için kendisi için bir şey istemez ve Krishna’nın bir isteğinin gerçekleştirmesini ister. Krishna ise Pandavalara tanrıların saraylarına denk, hiçbir insanın inşa edemeyeceği, içine girse bile nasıl inşa edildiğini anlayamayacağı, tanrıların, iblislerin ve insanların sanatıyla bezeli bir saray yapmasını ister. Büyük zanaatkâr iblis Maya ise kristallerden, değerli taşlardan yapılmış Dünya’da eşi benzeri olmayan illüzyon sarayını inşa eder ve onlara armağan eder. Kunti’nin 5 oğlundan en büyüğü olan, Pandavaların Kralı Yudhişthira, hakimiyetini pekiştirmek için bilinen tüm dünyayı fethe çıkar. Bütün krallıkları ya topraklarına katar ya da vergiye bağlar. Bunun ardından bütün Dünya’daki hakimiyetini duyurmak ve ölümsüzlerin sarayının kapısından geçebilmek için büyük Rajasuya ayinini düzenler. Bu ayine fethettiği bütün toprakların kralları çağrılır. Bu ayinde en yüce konuk Krishna olarak görülür ve onurlandırılır. Buna krallardan Sisupala karşı çıkar, sudralardan Krishna’nın bir sığır çobanı olduğunu ve krallar varken bir kölenin en yüce konuk olarak onurlandırılmasını kabul edilemeyeceğini belirtip Krishna’yı aşağılar. Büyük bir kargaşa çıkar ve büyük bilge Bhişma sözü ele alır; tartışmaların boşa olduğunu isteyenin Krishna’ya meydan okuması gerektiğini söyler. Çedi kralı Sisupala bu çağrıya cevap verir ve Krishna’yı teke tek dövüşe davet eder. Krishna bu davete cevap verir. Sisupala savaş naraları atıp bir kaplan gibi Krishna’nın karşısına çıkar. Krishna ilahi silahı Sudarsana çakrayı düşünür ve disk elinde belirir. Krishna diski Sisupala’ya doğru fırlatır ve düşünceden daha hızlı hareket eden disk Sisupala’nın kafasını gövdesinden ayırır. Sisupala’nın bedeni yere yığılması ile birlikte içinden beyaz bir ışık çıktıktan sonra Krishna’nın önünde saygıyla eğildikten sonra Krishna’nın içine girer. Bundan sonra bulutsuz gökyüzünden yağmur yağmaya, kopan fırtına her yeri birbirine katmaya, toprak sarsılmaya başlar. Krishna’ya bakan krallar, prensler, rişiler donup kalırlar. Sonrasında kimisi dudaklarını ısırarak odadan kaçar ya da ona dualar edip Krishna’yı yüceltirler… Sisupala’ya krallara layık bir cenaze töreni düzenlendikten sonra Kauravalardan Kral Dhriştaraştra’nın oğlu Duryodhana ve Kral Suvala’nın oğlu Şakuni hariç tüm krallar ve rişiler saraydan ayrıldılar… Duryodhana ve Şakuni iblis Maya tarafından inşa edilen Dünya’da eşi benzeri olmayan sarayı keşfe çıkarlar. Sarayın duvarlarını süsleyen değerli taşlar ve mücevherler karşısında ağızları hayretten açık kalır. Sarayı gezdikleri günlerden birinde Duryodhana bir odaya girer ve zeminin su olduğunu sanıp kıyafetlerini beline kadar dolayıp odaya adım atar ve odanın zeminin su olmadığını sert olduğunu anlar. Daha sonra başka bir odaya girer ve burası da benzer bir görünüşe sahiptir. Duryodhana zeminin sert olduğunu düşünüp odaya adım atar. Fakat sulara gömülür. Bu esnada orada olan Pandavalar ve hizmetçiler dahil herkes Duryodhana’nın haline dayanamayıp gülerler. Kral Yudhişthira hemen prens Duryodhana’ya kuru ve temiz kıyafetler getirilmesini emreder. Zaaflarını göstermeyi sevmeyen ve duruma çok öfkelenen Duryodhana kimsenin yüzüne bakmadan hızla kapıdan çıkmak ister ama bu sefer de pürüzsüz camdan yapılmış bir kapıyı açıklık sanıp çarpar. Etrafımdakiler bu duruma yine gülerler ve bu Duryodhana bir açıklığı cam sanıp yoklayarak geçmeye çalışır. Cam yoktur, ama bu sefer de ayağı takılıp düşer… Pandavalara ve hizmetçilerine daha fazla rezil olmamak için Duryodhana öfkeyle sarayına döner ve Rajasuya ayininde gördüğü zenginliğe karşı kıskançlıkla doludur. Bir önceki kitap Adi Parva’da Duryodhana Pandavalardan Kunti ve beş oğlunu yok etmek için çeşitli planlar yapmıştı. Fakat Krishna sayesinde Duryodhana’nın kötücül planlarından kurtulmuşlardı. Aşağılanan ve kıskançlıkla dolan Duryodhana intikam almak ve Pandavaların servetini ele geçirmek için çeşitli planlar yaparken Şakuni Pandava Kralını zar oyununa davet etmeyi teklif eder. Şakuni kendisini Dünya’da kimsenin yenemeyeceğini söyler. Duryodhana’nın babası kral Dhritaraştra öneriye karşı çıksa da ısrarlarına dayanamaz ve bir oyun odası inşa edilmesi emri verilir. Zar oyununa bütün krallar davet edilir. Pandavaların Kralı Yudhişthira ilk oyuna davet edilir. Oyunun ahlaka aykırı olduğunu düşünse de dharma gereği teklifi reddetmez ve oyuna başlar. Yudhişthira oyunda tüm krallığı, kardeşleri kendisi ve eşi Draupadi dahil herkesi kaybeder. Duryodhana Prenses Draupadi’nin derhal getirilmesini ve diğer hizmetçilerin arasına konulmasını ister… Draupadi dirense de daha sonrasında Duryodhana’nın kardeşi Duşasana tarafından saçlarından sürüklenerek zorla getirilir. Kıyafetleri soyulup aşağılanmak isterken Draupadi Narayana’ya kimsenin önünde çıplak kalmaması için dualar eder ve Krishna sesini duyar ve ona yardım eder. Duşasana onu aşağılamak için her kıyafetini soymaya çalıştığında alttan yeni bir kıyafet gelir. Bu defalarca tekrarlanır. Dharma Draupadi’ye binlerce elbise bahşeder ve Prenses Draupadi hiçbir zaman çıplak kalmaz. Bu olaya şahit olanlar Draupadi’nin önünde saygıyla eğilirken Kral Dhritaraştra’nın oğlu Duryodhana’ya lanetler yağdırırlar… Yudhişthira, Kral Dhritaraştra’nın huzuruna çıkıp ona onlar için emrinin ne olduğunu sorar. Dhritaraştra hileli zar oyunun ve gelişen olayların başlarına bela açacağını düşünüp Yudhişthira’ya Krallığını ve kaybettiği her şeyini geri verip ülkesi Indraprastha’ya dönmesini söyler. Pandavalar göksel arabalarına binip ülkelerine geri dönerler. Gelişen olaylardan kaygılanan Duryodhana Pandavaların kendilerine saldıracağından korkarak sonucunda kaybedenin ormanda 12 yıl ve 1 yıl insanların arasında yaşamakla sürgüne gönderileceği bir zar oyunu daha oynamak ister. Şakuni de bunu onaylar. Kral Dhritaraştra oğlu Duryodhana’nın sözlerine kanıp bunu kabul eder. Danışmanlarından Vidura başta olmak üzere karşı çıkarlar. Eşi Gandhari de karşı çıkar ama Dhritaraştra kadere karşı gelmeyeceğini ve oğullarının isteğini gerçekleştirip zar oyununun oynanacağını söyler ve Kral Yudhişthira’yı oyun için çağırır. Oyun yeniden kurulur ve Kral Yudhişthira zar oyununda hilebaz Şakuni’ye kaybeder. Böylece Pandavalar geyik postlarına bürünüp 12 yıllık orman sürgünü için hazırlandılar. Bu esnada Duryodhana’nın kardeşi Duşasana Pandavalara yakışıksız sözler söyleyip hakaretlerle onları aşağılar ve Drupadi’ye onlarla ormana gitmeyip kendileriyle kalmalarını teklif eder. Bunlara sinirlenen Pandavalardan Bhima, Arjuna, Sahadeva ve Nakula on dördüncü yılın sonunda intikamlarını alacaklarına dair yeminler ederler. Bu sürgün kararı ilerideki Kurukşetra Savaşının zeminini oluşturacaktır. İkinci kitapta birinci kitaba göre daha az karakter ve olay var ve okuması daha kolay. Narada’nın ve Vyasa’nın bir yöneticinin nasıl olması gerektiğine dair verdikleri bilgiler oldukça aydınlatıcı. Ayrıca diğer karakterlerin de ahlaka bağlılığı günümüzde rastlanması zor örneklerden. Erdemli bir hayat nasıl sürdürülürün örneği bu kitapta gözlemlenmekte. İlk kitap kadar büyüleyici ve eğlenceli değil, yine de eser içindeki konseptler eşine pek rastlanır değil. 3. kitabı okumak için heyecan ve istek uyandırıyor.
Mitoloji
Mahabharata Sabha Parva 2. KitapKolektif · Vaveyla Yayıncılık · 202011 okunma
·
50 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.