Son iki gündür yaşananları düşündükçe içimde ağır bir şey oturuyor. Çocukların, daha hayatlarının en başında olmaları gerekirken böylesine karanlık olayların içinde yer alması… Bu sadece “bir suç” değil, aslında yıllarca biriken, görülmeyen, duyulmayan şeylerin sonucu gibi geliyor bana.
Tam da böyle bir zamanda Doğan Cüceloğlu – İletişim Donanımları kitabını okumak benim için bambaşka bir anlam kazandı. Daha önce belki “iletişim önemli” diyip geçtiğim birçok şeyin aslında ne kadar hayati olduğunu fark ettim. Çünkü bu kitap sadece konuşmayı değil, bir çocuğun gerçekten “görülmesini”, “duyulmasını” anlatıyor.
Bazen aileler olarak çocukları küçümsüyoruz. “Daha küçük, anlamaz”, “abartıyor”, “geçer” gibi cümlelerle onların duygularını yok sayıyoruz. Ama bu kitap bana şunu çok net hissettirdi: Küçük dediğimiz o duygular, zamanla büyüyüp bir insanın iç dünyasını şekillendiriyor. Görülmeyen her duygu, duyulmayan her cümle bir yerde birikiyor. Ve bazen o birikim, hiç istemediğimiz sonuçlara dönüşebiliyor.
Bu kitabı okurken en çok şu düşünce çarptı bana:
Bir çocuğun ihtiyacı olan şey aslında çok basit gibi görünüyor — anlaşılmak. Ama en zor olan da bu zaten. Çünkü gerçekten anlamak için dinlemek gerekiyor, yargılamadan, küçümsemeden, acele etmeden…
Doğan Cüceloğlu bu kitapta bize sadece ebeveyn olmayı değil, insan olmayı da hatırlatıyor. Bir çocuğa nasıl yaklaşırsak aslında topluma da öyle bir birey kazandırıyoruz.
Bu yüzden ben bu kitabın sadece anne babaların değil, herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü mesele sadece çocuk yetiştirmek değil; mesele, insan yetiştirmek.
Son yaşananlardan sonra şunu daha net hissediyorum:
Belki de bazı şeyleri değiştirmek için çok büyük adımlar değil, küçük ama gerçek temaslar gerekiyor. Bir çocuğu gerçekten dinlemek, onu ciddiye almak, ona değerli olduğunu hissettirmek…
Belki de her şey tam olarak burada başlıyor.
Doğan Cüceloğluİletişim Donanımları