Kitabın bitirip kapağı kapamamın ardından, aklımda tek bir düşünce vardı: "Türkiye'nin de bir Dan Brown'ı varmış!" Evet, yanlış duymadınız Dan Brown. Yazarımız Arif Ergin, edebiyat hayatının ilk romanı olan "Tekvin" ile deneyimli yazar Dan Brown'a selam çakıyor. Roman; şifreler, numeroloji, ardı arkası kesilmeyen gizemler ve yüksek macera dozuyla dikkat çekiyor. Bu yönüyle Arif Ergin ve Dan Brown'ı çok benzettim. Bilgiyi tarihi açıdan ve ezoterizm yönünden ele alan bir yazar Arif Ergin... Kurgusunu oluştururken de gizem ve bilgileri kurgusuna nakış gibi işlemesiyle dikkat çekiyor. İnancı ve bilimi her zaman birlikte ele almayı ve bu çarpıklığı okura hissettirmeyi çok seviyor. Çok derin bir tarih bilgisi var, bunu gizemli ve polisiye romanlarla birleştirmeyi çok seviyor. İşte "Tekvin"de tüm bunları başarıyla uyguladığını görüyoruz. Ergin finans gibi sayısal bir sektörden gelmesine rağmen; edebiyst dünyasında kendine bulduğu yerin ve kelimelerinin hakkını fazlasıyla veriyor. Yalın bir üslup benimsediği romanı, hep gerilim ve macera dolu ilerliyor. Baştan sona sürükleyicilik hakim... Uzun zamandır beni bu kadar heyecanlandıran nispeten yeni bir Türk yazar okumamıştım.
Sürükleyici olarak nitelediğim romanda çok sayıda tarihi, dini, siyasi vb. kavramlar da yer alıyor. Yer yer ebcet ve numeroloji gerektiren bölümler de pkuyacaksınız. O yüzden romanı benim gibi araştırmalar yaparak ve bilgilenerek okursanız, eserden alacağınız keyif artacaktır. Yazarı, üslubunu ve romanı çok beğendim. Tek diyebileceğim olumsuz nokta, çabucak bir son yapılması.. Yani bir 30-40 sayfa daha Melek ve Hakan'ın son durumunu okumak isterdim.
Kitabımız, yıllar önce İstanbul'da gerçekleştirilen bir terör saldırısıyla başlıyor. Patlamadan sonra Kenan Ruzly hayatını kaybediyor. 15 yıl sonrasına geldiğimizde ise, Kenan'ın kardeşi Melek Ruzly'i görüyoruz. Melek, ailenin güçlü avukatı Attila Taşkent ile evli ve hamiledir. Yıllar sonra ortaya çıkan ressam Osman Hamdi Bey'in eskiz defteri, Melek'in aklını karıştırır. Manevi abisi Hakan Turan ile bu eskiz defterini paylaşır. Dedesi Yakup Ruzly'nin bu defter için öldürüldüğünü düşünmektedir. Aynı gecenin sabahında ortadan kaybolur. Hakan endişelidir, hemen Melek'i aramaya koyulur. Yola Osman Hamdi Bey'in Tekvin adlı tablosuyla başlar. Üstelik deneyimli ressam tablolarını ikiz şeklinde çalışır: Sarı orjinal tekvin ve ikizi kaybolmuş kırmızı Tekvin! Hakan Turan, yanına asistanı Ahu ve eski arkadaşı sanat tarihi dalında akademisyen Derya'yı alarak Tekvin tablosunun esrarını çözmeye çalışır. Attila Taşkent'in ise farklı planları vardır, Hakan Turan'a araştırmaları için süre verir. Bu işin sonunda tabloyu alacak, Hakan'ı hapse yollayacak ve bağlı bulunduğu cemiyete ihanet edecektir. İstanbul büyğk bir kaos ve sisin altındayken Hakan, tabloya ait keşfettiği gizemlerle yeni sır kapılarını aralayacaktır.