Gönderi

Fatih Sultan Mehmet'in imparatorluğunda askerler ile devlet
Yetkililerinin seçimi, eğitimleri ve hayat boyunca gösterdikleri disiplin, en az Eflatun'un hayali 'Devlet'inde olduğu kadar cüretkâr bir şekilde tasavvur edilmiş İslam, en azından on dördüncü yüzyıl batı toplumundaki Hıristiyanlık kadar güçlü ve hatta -şu ana dek Ortadoğu'da başa­ rıyla yeni bir laik yapı kurulamadığı için- daha da vazgeçilmez bir unsurdur. Günümüzde, Ortadoğu dünyasını bir arada tutan yegâne unsur İslam'dan başkası değildir.
Sayfa 58 - Yeditepe Yayınevi·Kitabı okudu
Tarih
·
860 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yahya Saygan
Gönderi Sahibi
Osmanlı imparatorluğunun ilk dönemlerinde gözlenen siyasi ve askeri teşkilâtlanmadaki pratik dehanın yanında İran'da yeniden doğan Şiiliğin dini coşkusu ile on üçüncü yüzyılın sonundan on yedinci yüzyılın ortalarına dek geçen zaman zarfında inşa edilen Efes'deki Ulucami, Bursa'nın Yeşil Camisi, İstanbul'daki Sultanahmet Camii veya Agra'daki Taç Mahal gibi eserlerin mimari güzellikleri göze çarpmaktaydı. Buna rağmen Ortadoğu medeniyetindeki yıkılış, Yakındoğu medeniyetindekinden daha erken bir safhada başlamıştır. Osmanlı ve Hint İmparatorluklarında hayatiyet ile yaratıcı gücün inişe geçişi, on altıncı yüzyılın sonlarında, yani doğumlarından sadece üç yüz yıl sonra hissedilir hale gelmişti ve 1774 yılı itibariyle Hin­distan'daki Moğol devleti ile İran'daki Safevi hanedanı tarihin derinliklerinde kayboluyor, Osmanlı imparatorluğu ise ölüm dö­şeğine düşmüş gibi görünüyordu. s.58