Yetkililerinin seçimi, eğitimleri ve hayat boyunca gösterdikleri disiplin, en az Eflatun'un hayali 'Devlet'inde olduğu kadar cüretkâr bir şekilde tasavvur edilmiş
İslam, en azından on dördüncü yüzyıl batı toplumundaki Hıristiyanlık kadar güçlü ve hatta -şu ana dek Ortadoğu'da başa rıyla yeni bir laik yapı kurulamadığı için- daha da vazgeçilmez bir unsurdur.
Günümüzde, Ortadoğu dünyasını bir arada tutan yegâne unsur İslam'dan başkası değildir.