Gönderi

Kötülük problemine dair argüman, felsefe tarihinde oldukça eski olmasına rağmen Tanrı'nın sıfatlarıyla ilgilidir, Tanrı'nın zatının varlığıyla ilgili değil. Dolayısıyla, kötülük problemi üzerinden Tanrı'nın zatının olmadığını kati bir dille ile iddia etmek imkânsızdır.
Sayfa 23 - TİN
Felsefe ve Düşünce
·
281 Gösterim
2 Yorum
Bu yorumunuz Tanrı'yı ahlaki bir özne olmaktan çıkarıp mekanik bir zorunluluğa indirger. Ancak eğer Tanrı'nın iradesi varsa, yaptığı seçimlerin bir amacı ve bu amacın da ahlaki bir değeri (iyilik) olması gerekir. Ayrıca Eşari ve Maturidi arasındaki tanım farkı, 'kötülük' gerçeğini ortadan kaldırmaz; sadece insan aklının bu mutlak iyiliği kavrama biçimindeki sınırları gösterir. Yani kötülük bir 'tanım' sorunu değil, varlıksal bir problemdir.
Muhayyîr
Gönderi Sahibi
ZukodddZukoddd hocam siz iradenin ne olduğunu bilmiyorsunuz. Bir şeye olan meyil kudret göstergesi olamaz. Bir şeye olan meyil sürekli tamamlanma isteğinin tezahürüdür. Seçme gücü dediğiniz de zaten yine istek göstergesidir. Buradaki tanrı tasavvurunuz ile alakalı bir problem var. Filozofların tanrı tasavvuru gereği kötülük probleminden söz edilemez, ben bu kanaatteyim.
Evet,kötülük tanrının zatının teknik olarak imkansız kılmaz; ancak dinlerin bize sunduğu 'Mutlak İyi Tanrı' modelinin tutarlılığını ortadan kaldırır. Eğer Tanrı'nın sıfatları onun zatından ayrılamaz bir bütünse (Vahdet-i Vücud veya zorunlu varlık öğretilerindeki gibi), sıfatın sarsılması zatın kabul edilebilirliğini de sarsar.
Muhayyîr
Gönderi Sahibi
Dinlerin bize sunduğu mutlak iyi tanrı modeli sözünün doğruluğu şüpheli. Bırakın dinleri islam mezheplerinde bile eşariler ile maturidilerin bile kötülük tanımı farklı. Filozofların tanrısı için kötülük probleminden bence bahsedilemez. Fiilin doğası gereği zorunlu çıktığı bir varlık için iyi veya kötü diye bir şey söz konusu değildir.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.