·96 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Mart 2026 18:05 Herkese merhaba!
Kopenhag Üçlemesinin ilk kitabı Çocukluk.
Üçlemeyi bitirip aslında tek bir yorum yapmayı düşünüyordum; ama sonradan fikrimi değiştirdim. Her bir kitap hakkında ayrı ayrı yorum yapmaya değer çünkü.
Şiirsel bir dili var Ditlevsen'in ama bunu size toz pembe bulutlar resmetmek, pamuk şeker tadında anılar aktarmak için kullanmıyor. Tam aksine çocukluğun karanlık köşelerine sizi itinayla yavaş yavaş çekiveriyor ve orada bir anda kendinizi kendi anılarınızla yüzleşirken buluyorsunuz.
Sahi bu anılarınız nasıl? Veya dostum dediklerinizin? Yanınızdan geçen birinin örneğin? Ya da her gün yüz yüze baktığınız iş arkadaşlarınızın? Sizleri bugünkü siz yapmakta hiç mi etkili olmadılar? Emin misiniz? İçinde büyüdüğünüz aile, çevre, toplum nasıldı? Her birinin sizin bugünkü siz olmanıza etki etmediğine emin misiniz sahiden?
Üçlemenin sonuna geldiğinizde aslında her şeyin temelinin ve öğrenilmiş çaresizliğimizin yuvasının çocukluk ve çocukluğun o uçsuz bucaksız evreni olduğunu anlıyoruz. O evren ki aile tarafından sınırları çizilen ve inşa edilen... O evren ki sizin yetişkinliğinizi de biçimlendiren ve bugün belki de tam olarak hatırlayamadığımız birçok çocukluk anında gizli...
Bu kitabı okumak için hala ikna olamadıysanız, arka kapaktaki metne hızlıca bir göz atmanızı tavsiye ederim. Ki bu metne bakıp etkilenmeyen biri var mıdır bilemiyorum.
Bir başka sebepse çeviri. Leyla Tamer'in çevirisi mükemmel! Dupduru ve akıcı!
Kesinlikle tavsiyemdir.
Kitaplarla kalın!