Merhaba arkadaşlar
Bugün sizlere atmosferiyle içine çeken, gerilimi yavaş yavaş hissettiren çok güzel bir kitap önerisiyle geldim. Alacakaranlık Öyküler, M. Harun Akdaş kaleminden çıkan ve beni gerçekten etkileyen bir öykü kitabı oldu. İmzalı olarak göndermeniz ayrıca benim için çok kıymetli, bunun için de içtenlikle teşekkür ederim
Öykü okumayı seven biri olarak bu kitabı büyük bir keyifle okudum. Akıcı dili ve merak duygusunu sürekli canlı tutan yapısıyla, sayfalar ilerledikçe seni içine çeken bir anlatımı var.
Alacakaranlık Öyküler, gerilimi yüksek ama bunu klasik korku gibi ani değil, yavaş yavaş hissettiren bir kitap. Hikâyeler ilk başta oldukça sıradan ilerliyor gibi görünse de zamanla o tanıdık dünya yerini daha karanlık ve huzursuz bir atmosfere bırakıyor. Okurken sürekli “bir şey olacak” hissi seninle geliyor ve bu da gerilimi baştan sona diri tutuyor.
M. Harun Akdaş, günlük hayatın içinden anları alıp onları tedirgin edici bir hale dönüştürmeyi çok başarılı bir şekilde yansıtmış. Bu yüzden anlatılanlar uzak değil, aksine fazlasıyla gerçek ve bu da kitabın etkisini daha da artırıyor.
En sevdiğim kısım ise hikâyelerin sonları oldu. Tam her şey çözüldü derken gelen o küçük ters köşeler, kitabı bitirdikten sonra bile hikâyelerin akılda kalmasını sağlıyor.
Karanlık atmosferli, gizemli ve psikolojik gerilimi yüksek kitapları seviyorsanız bence kesinlikle şans verilmeli. Ben severek okudum
Bu kitapla tanışmama vesile olan Serpil Meriç ve Seher Koyunlu’a ayrıca teşekkür ederim