·552 syf.····Okunma: 18 Nisan 2026 17:48 Yaklaşık 2 yıldır üçüncü kitabı bitirmeye çalışıyorum. Sürekli araya başka şeyler girdiği için ancak bugün bitirebildim. Açıkçası ne diyeceğimi bilmiyorum. Dune'a aşığım, hayranım... Dune gerçek bir başyapıt, Dune Mesihi ise efsanenin daha yalın ama siyasi / felsefi dozu çok daha yüksek hali. Ama Dune Çocukları?...
Finalden, genel gidişattan, eskiyi yererek yeni bir efsane doğurma çabasından, karakterlerden özellikle Leto II'den hiç hoşlanmadım. Ama tüm eksiklerine rağmen bu haliyle bile fantastik edebiyatın zirve işlerinden birisi olduğu gerçeği değişmiyor. Zaten önceki 2 kitabı okuduysanız benim onu veya okuma dememin önemi yok, illa okuyacaksınız. :) Bu paragraftan sonraki cümlelerimde kitaba dair spoiler var bu sebeple sürpriz bozan istemiyorsanız lütfen okumayı burada bırakın.
-
-
-
-
-
Öncelikle en baştan söylemem gerek, Paul yani Muad'dib kesinlikle bu sonu hak etmiyor. Yani bu muydu? Koskoca efsane böyle bir sonu mu hak ediyordu? Anlıyorum Herbert devrim kendi evlatlarını yutar tarzı bir mantalite düşünmüş yani Paul kendi kurduğu / başlattığı düzenin kurbanı oldu. Ama kesinlikle inanılmaz yetersiz ve acele yazılmış bir son. Reddit de çeşitli başlıklar var, kesinlikle bu şekilde biteceğine Mesih'de hikaye bitmeli bu kitapta Vaiz olarak geri dönmemeliydi. Ben dediğim gibi belki duygusal yaklaşıyorum ama bu yakıştıramadım. Paul, Leto'yu yüceltmek için mezarından kaldırılmış gibi hissettirdi.
Stilgar ise çok sönük, İrulan zaten var mı yok mu belli değil ve finalde de yine çok üstünkörü geçiliyor. Leto ise inanılmaz rahatsız edici, egoist ve itici bir karakter. Leto II'nin yolunu anlıyorum ama bu yolu anlatmak için Stilgar'ı, koskoca Muad'dib'i, Rahibe Ana'yı bu kadar zayıf göstermek ve geçmişi sürekli "gömmek" bana mantıklı gelmedi. Hani bir noktada okurken artık yetmedi mi Leto'nun bu yukarıdan egoist konuşmaları deyip durdum. Ve zaman zaman ara verdim.
Keşke bu saydığım konularda daha farklı olsaydı gözümde Dune Mesih'i gibi bir efsaneyi geçebilirdi.