·265 syf.····Okunma: 18 Nisan 2026 22:35 Olmak cesareti
*spoiler *
İki günde okuyup bitirdiğim, elimden bırakamadığım bir kitap oldu.
Kemal Sayar 'ın alıntı yaptığı, atıfta bulunduğu şeyler benim daha öncesinde bilgi sahibi olduğum şeylerdi, bu halihazırda tüketmiş olduğum içerikler ile ilgili rahatsız olduğum , düşüncelere daldığım her ne vardıysa bir pencereden onlara laf atmış gibi hissettim.
Sanki bugüne değin bu kitaba hazırlık yapmak amacıyla yaşamışım gibi hissettim.
Güncel dünyanın gidişatına ilişkin yorumumuz benzerdi, fakat onunkiler daha umut dolu, daha ilericiydi.
Hayatı akışına bırakmamak için ısrarcı olduğum dönemde bana, yapabildiğini yap yapamadığın için kendini yıpratma dedi.
Kaosta hayat vardır bölümü ile gören gözün duyan kulağın yetersiz kalacağı, senin bilincinin üstünde bir bilen vardır, aklın, hikmetin yetmez anlamaya, sen kaos görürsün halbuki o bir düzendir dedi.
4. Bölüm ise beni en çok etkileyen bölüm oldu, çünkü yıllardır hayalini kurduğum laboratuvar ortamı ile ilgili , kendim ile konuşmaktan dahi çekindiğim etiksel, dinsel endişelerimi bir bir suratıma vurdu, ben ne yapmak istiyorum sorusundan ben ne yapmalıyım, veya ne yapmamalıyım, böyle bir durumda ne yapacağım sorusunu aklıma getirdi.
Mesleki yolculuğuma çıkarken bu soruları cebime katmak, benim için ahlaki anlamda büyük bir artı olacak.
Yalnızcs para, pul şan şöhret peşinde olduğumdan girmedim bu isteğin boyundurluğuna, fakat yine de kendi samimiyetimden her daim endişe içinde olmam gerektiğini fark ettim. İnsan beşer , şaşar değişir, yolda olmak asıl meseledir, zaman zaman tümsekler çukurlar olabilir, sağa sola yönelebilir yol, fakat hayatta bazı tabelalara ihtiyacımız vardır, ve de haritalara.
Bu kitap benim için hem bir tabela, hem de bir harita olacak nitelikte.
Beni ona hazırlayan, ona kavuşturan, ondan nasiplenmemi sağlayan Rabbime şükürler olsun.