Louısa May Alcott'a ait bu kitabı az önce bitirdim ve bende hissettirdiklerini anlatmak istiyorum.
Birbirinden farklı dört kız kardeşin etrafında dönen bir hikâye. Birbirinden farklı dört karaktere sahip, dört kız kardeş ve birlik ve bağlılık içinde yaşadıkları küçük evleri. Bu dört kız kardeş gerçekten de birbirinden çok farklı ama birbirlerinin bu farklılıklarına da çok bağlılar. Meg ne kadar güzel kıyafetler ve zenginliğe hayransa Jo bir o kadar bu ikisinden uzak, erkek gibi davranan bir kız. Beth ne kadar narin ve kırılgansa onun tam tersi olan Amy... Birbirilrrine o kadar bağlılar ki aralarındaki ilişkiye hayran kalmamak elde değil. Özellikle onları hep bir arada tutan annnelerine... Birbirinden farklı dört kıza da tam da onların sahip olduğu bir karakterde davranan bir anne... Babalarının yokluğunda kızlarını güçlü ve kendi ayakları üzerinde yetiştiren bir anneden bahsediyorum. Onların arasındaki bu güçlü bağ tamamen annelerinin eseri.
Alcott kitabı bir piyesi sonlandırır gibi bitirmiş ve kitap gerçekten de okurken bir tiyatro oyunu ya da bir film izler gibi hissettiriyordu. Sanki kitaptaki olayları bir film izlermiş gibi hatırlıyordum. Bir film sahnesi gibi canlanıyordu kafamda. O yüzden sürekli okuma isteği oluşuyordu içimde. Birbirine bağlı dört kardeşin hikâyesine ve onların karakterindeki güçlü değişime şans vermek için bir bahane arıyorsanız bu yazı tam olarak onun için karşınıza çıktı.